Çünkü Allah bize korkaklık ruhunu değil, fakat kudret ve sevgi ve nefsi zaptetme ruhunu vermiştir.
iyilik etmeği öğrenin; adaleti arayın, ezilmiş olana doğruluk edin, öksüzün hakkını koruyun, dul kadının davasına bakın.
Ve RABBİN sesini işittim: Kimi göndereyim, ve bizim için kim gidecek? diyordu. Ve: İşte, ben, beni gönder, dedim.
Sana karşı yapılan hiç bir silâh işe yaramıyacak; ve hükümde sana karşı kalkan her dili suçlu çıkaracaksın. RAB kullarının mirası budur, ve onların salâhı bendendir, RAB diyor.
Bir adamın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük sevgi kimsede yoktur.
Sana emretmedim mi? Kuvvetli ol ve yürekli ol; korkma ve yılgınlığa düşme; çünkü yürüyeceğin her yerde Allahın RAB seninle beraberdir.
Ayaklarımızı selâmet yoluna doğrultmak için, Doğan güneş yücelerden bizi ziyaret edecektir.
İşte, ben size yılanları ve akrepleri, ve düşmanın bütün kuvvetini ayak altına almak için hâkimiyet verdim; ve hiç bir şey size zarar vermiyecektir.
Çünkü yaptıkları balık avından dolayı, o ve onunla beraber olanların hepsi,
Hakkı yapmak salih için sevinçtir; Fakat fesat işliyenler için ezilmedir.
Ölüme götürülenleri kurtar, Ve öldürülmeğe sendeliyerek gidenleri esirge.
Demir demiri biler; Ve adam da dostunun yüzünü biler.
Bütün fesat işliyenleri RABBİN şehrinden kesip atmak için, Memleketin kötülerini her sabah yok ederim.
[3] Zaifin ve yetimin davasını görün; Düşküne ve yoksula adalet edin. [4] Zaifi ve fakiri çekip kurtarın; Onları kötüler elinden azat edin.
[1] REİSLERE ve hükûmetlere tâbi olmağı, itaat etmeği, her iyi iş için hazır olmağı, [2] kimseye küfretmemeği, kavgacı olmamağı, bütün insanlara tam hilim göstererek mülâyim olmağı onlara ihtar et.
[13] Rab uğrunda her insanî nizama, gerek kırala, hepsine faik olduğundan; [14] gerek valilere, kötülük işliyenlerin cezası, ve iyilik işliyenlerin methi için onun tarafından gönderilmiş olduklarından, tâbi olun. [15] Çünkü Allahın iradesi böyledir; hür adamlar gibi, ve hürriyetinizi kötülük perdesi gibi kullanarak değil, [16] fakat Allahın kulları gibi iyilik işliyerek akılsız adamların cehaletini susturun. [17] Bütün insanlara hürmet edin. Kardeşliği sevin. Allahtan korkun. Kırala hürmet edin.
[37] Düşmanlarımı kovalarım ve onlara yetişirim, Ve onlar bitmeyince geri dönmem. [38] Onları ezerim ve kalkamazlar; Ayaklarımın altına düşerler. [39] Çünkü cenk için bana kuvvet kuşattın; Bana karşı ayaklananları altımda çöktürdün. [40] Düşmanlarımın sırtını bana çevirttin, Ve benden nefret eyliyenleri yok ettim. [41] Onlar imdada çağırdılar, fakat kurtaran yoktu; RABBE çağırdılar, ve onlara cevap vermedi. [42] O zaman yel önündeki toz gibi onları ezdim; Sokakların çamuru gibi attım. [43] Kavmın çekişmelerinden beni azat ettin; Beni milletlerin başına koydun; Bilmediğim bir kavm bana kulluk ediyor.
[1] HERKES, üzerinde olan hükûmetlere tâbi olsun; çünkü Allah tarafından olmıyan hükûmet yoktur; ve olanlar Allah tarafından tanzim olunmuştur. [2] Bundan dolayı hükûmete mukavemet eden Allahın tertibine karşı durmuş olur; ve karşı duranlar kendi aleyhlerine hüküm alırlar. [3] Çünkü hükümdarlar iyi işe değil, fakat kötü işe korkudurlar. Ve hükûmetten korkmamak ister misin? iyi olanı yap, ve onun tarafından metholunursun; [4] çünkü sana iyilik için Allahın hizmetçisidir. Fakat kötü olanı yaparsan, kork; çünkü kılıcı boş yere taşımıyor; çünkü Allahın hizmetçisidir, kötülük yapana gazap için intikamcıdır. [5] Bunun için yalnız gazaptan ötürü değil, fakat vicdandan ötürü de tâbi olmak lâzımdır. [6] Çünkü bunun için de vergiler eda edersiniz; çünkü daima gayretle devam ederek tam bu iş için Allahın hizmetçileridirler. [7] Vergi hakkı olana vergiyi, gümrük hakkı olana gümrüğü, korku hakkı olana korkuyu, hürmet hakkı olana hürmeti, cümleye haklarını eda edin. [8] Birbirinizi sevmekten başka, kimseye bir şey borçlu olmayın; çünkü diğerini seven şeriati itmam etmiştir. [9] Çünkü: “Zina etmiyeceksin; katletmiyeceksin; çalmıyacaksın; tamah etmiyeceksin;” ve eğer başka bir emir varsa, o da bu sözde icmal olunur: “Komşunu kendin gibi seveceksin.” [10] Sevgi komşuya kötülük etmez; imdi sevgi şeriatin itmamıdır. [11] Ve bunu yapın; çünkü zamanı bilirsiniz, ki, zaten sizin için uykudan uyanmak saatidir; çünkü şimdi kurtuluşumuz iman ettiğimiz vakitte olduğundan daha yakındır. [12] Gece ilerledi, ve gündüz yaklaştı; imdi karanlık işlerini üzerimizden atalım, ve nur silâhlarını kuşanalım. [13] Maskaralık ve sarhoşlukla değil, fuhşiyat ve yolsuzlukla değil, niza ve hasetle değil, gündüzdeki gibi iyi hal ile hareket edelim. [14] Fakat Rab İsa Mesihi giyin, ve şehvetler için bedenin tedarikini görmeyin.
[1] KÖTÜ adam kovalıyan yokken kaçar; Fakat salihler aslan gibi güvenir. [2] Diyarın isyanı yüzünden reisleri çok olur; Fakat anlayışlı ve bilgili adamlarla hali devamlı olur. [3] Yoksulları ezen fakir adam, Süpüren ve ekmek bırakmıyan yağmur gibidir. [4] Şeriati bırakanlar kötü adamı överler; Fakat şeriati tutanlar onlarla cenkleşirler. [5] Şerir adamlar hükmü anlamazlar; Fakat RABBİ arıyanlar her şeyi anlarlar. [6] Kendi kemalinde yürüyen fakir, Zengin olup da iki yollu sapık adamdan iyidir. [7] Şeriati tutan oğul anlayışlıdır; Fakat oburlara arkadaş olan, babasını utandırır. [8] Faiz ve kâr ile malını artıran adam, Onu yoksullara acıyan için biriktirir. [9] Kim şeriati dinlemekten kulağını çevirirse, Onun duası da mekruhtur. [10] Kim doğruları kötü yola saptırırsa, Çukuruna kendi düşer; Fakat iyilik kâmil adamların mirasıdır. [11] Zengin kendi gözünde hikmetlidir; Fakat anlayışlı fakir onu deşip çıkarır. [12] Salihler zafer bulunca, büyük izzet olur; Fakat kötüler kalkınca, insan gizlenir. [13] Kabahatlerini örten muvaffak olmaz; Fakat onları itiraf edip bırakan, merhamet bulur. [14] Daima korkan adama ne mutlu! Yüreğini katılaştıran ise, belâya düşer. [15] Fakir kavmın üzerinde kötü hükümdar, Gümürdiyen aslan ve aç ayı gibidir. [16] Anlayışı olmıyan reis çok da gaddar olur; Fakat yakışıksız kazançtan nefret eden ömrünü uzatır. [17] Bir kimsenin kanını yüklenmiş olan adam, Kabre kadar kaçacaktır; kimse ona yardım etmesin. [18] Doğrulukla yürüyen kurtulur; Fakat iki yollu sapık adam onlardan birinde düşer. [19] Toprağını işliyen adam ekmeğe doyar; Boş adamların ardınca giden ise, fakirliğe doyar. [20] Sadık adamın bereketleri çoktur; Fakat zengin olmağa acele eden suçsuz tutulmaz. [21] Hatır gözetmek iyi değildir; Çünkü bir parça ekmek için insan günah işler. [22] Kötü gözlü adam zenginlik ardından koşar; Ve üzerine yoksulluk geleceğini bilmez. [23] Bir adama dille yaltaklanandan ziyade Onu azarlıyan sonunda lûtuf bulur. [24] Kim babasını yahut anasını soyar ve: Günah değildir, derse, O adam helâk edicinin arkadaşıdır. [25] Aç gözlü kavga çıkarır; Fakat RABBE güvenen semiz olur. [26] Kendi yüreğine güvenen akılsızdır; Fakat kim hikmetle yürürse, o kurtulur. [27] Kim fakire verirse, onun eksiği olmaz; Fakat kim ondan göz çevirirse, o çok lânet alır. [28] Kötüler kalkınca insan gizlenir; Fakat onlar yok olunca salihler çoğalır.
Eğer iyi silâhlanmış kuvvetli bir adam kendi evini muhafaza ederse, malı selâmette olur;
Ne mutlu sulh edicilere; çünkü onlar Allah oğulları çağırılacaklar.