Onlar da dediler: Rab İsaya iman et, ve evin halkı ile sen de kurtulursun.
[8] çünkü iman yolu ile inayetle kurtuldunuz; ve bu sizden değil, Allahın atiyesidir; [9] kimse övünmesin diye, işlerden değildir.
[9] şöyle ki, İsa Rabdir diye ağzınla ikrar edersen, ve Allahın onu ölülerden kıyam ettirdiğine yüreğinle iman edersen, kurtulacaksın; [10] çünkü salâh için yürekle iman edilir, ve kurtuluş için ağızla ikrar edilir.
İman edip vaftiz olunan kurtulacaktır; fakat iman etmiyen mahkûm olacaktır.
[8] çünkü iman yolu ile inayetle kurtuldunuz; ve bu sizden değil, Allahın atiyesidir; [9] kimse övünmesin diye, işlerden değildir. [10] Çünkü Allahın önceden hazırladığı iyi işlerde yürüyelim diye, bunlar için Mesih İsada yaratılmış olarak onun eseriyiz.
çünkü: “Her kim Rabbin ismini çağırırsa, kurtulacaktır.”
Ve benim ismimden ötürü herkes sizden nefret edecekler. Fakat sona kadar dayanan, kurtulacak olan odur.
Petrus da onlara dedi: Tövbe edin; ve günahlarınızın bağışlanması için her biriniz İsa Mesihin ismile vaftiz olunsun; ve Ruhülkudüs vergisini alacaksınız.
Zira Allah dünyayı öyle sevdi ki, biricik Oğlunu verdi; ta ki, ona iman eden her adam helâk olmasın, ancak ebedî hayatı olsun.
[31] Fakat İnsanoğlu bütün melekler kendisile beraber olarak izzetile gelince, o zaman izzetinin tahtı üzerine oturacaktır; [32] bütün milletler onun önünde toplanarak, çoban koyunları keçilerden ayırdığı gibi, onları birbirinden ayıracaktır. [33] Koyunları sağına ve keçileri soluna koyacaktır. [34] O zaman Kıral, sağındakilere diyecektir: Ey sizler, Babamın mubarekleri, gelin, dünya kurulduğundan beri sizin için hazırlanmış olan melekûtu miras alın. [35] Zira aç idim, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancı idim, beni içeri aldınız; [36] çıplak idim, beni giydirdiniz; hasta idim, beni aradınız; zindanda idim, yanıma geldiniz. [37] O zaman salihler ona cevap verip diyecekler: Ya Rab, biz seni ne zaman aç görüp yedirdik, veya susamış görüp içirdik? [38] Ve ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, veya çıplak görüp giydirdik? [39] Ve ne zaman seni hasta, veya zindanda görüp yanına geldik? [40] Kıral cevap verip onlara diyecek: Doğrusu size derim: Mademki bu kardeşlerimden, şu en küçüklerinden birine yaptınız, bana yapmış oldunuz. [41] O zaman solundakilere de diyecek: Ey lânetliler, benim yanımdan İblis ile onun meleklerine hazırlanmış olan ebedî ateşe gidin. [42] Çünkü aç idim, bana yiyecek vermediniz; susamıştım, bana içecek vermediniz; [43] yabancı idim, beni içeri almadınız; çıplak idim, beni giydirmediniz; hasta ve zindanda idim, beni aramadınız. [44] O zaman onlar da cevap verip diyecekler: Ya Rab, seni ne vakit aç, veya susamış, yahut yabancı, veya çıplak, yahut hasta, veya zindanda gördük de, sana hizmet etmedik? [45] O zaman onlara cevap verip diyecek: Doğrusu size derim: Mademki bu en küçüklerden birine yapmadınız, bana da yapmamış oldunuz. [46] Ve bunlar ebedî azaba, fakat salihler ebedî hayata gideceklerdir.
[21] Bana: Ya Rab, ya Rab, diyen her adam göklerin melekûtuna girecek değildir; ancak göklerde olan Babamın iradesini yapan girer. [22] O günde bir çokları bana: Ya Rab, ya Rab, biz senin isminle peygamberlik etmedik mi? ve senin isminle cinleri çıkarmadık mı? ve senin isminle çok kudretli işler yapmadık mı? diyecekler. [23] Ve o zaman ben onlara açıkça söyliyeceğim: Ben sizi hiç tanımadım, yanımdan gidin, fesat işliyenler!
İsa cevap verip ona dedi: Doğrusu ve doğrusu sana derim: Bir kimse yeniden doğmadıkça, Allahın melekûtunu göremez.
zira hepsi günah işlediler, ve Allahın izzetinden mahrum kaldılar;
Görüyorsunuz ki insan yalnız imanla değil, amellerle salih sayılır.
Ve şimdi ne gecikiyorsun? kalk, vaftiz ol, ve onun ismini çağırarak günahlarından yıkan.
Zira günahın ücreti ölüm; fakat Allahın mevhibesi Rabbimiz Mesih İsada ebedî hayattır.
Şöyle ki eğer bir kimse Mesihte ise, yeni hilkattir; eski şeyler geçtiler; işte, yeni oldular.
Çünkü Mesihe vaftiz olunanlarınızın hepsi Mesihi giydiniz.
[25] Ve işte, bir fakih kalktı ve: Ey Muallim, ebedî hayatı miras almak için ne yapayım? diyerek İsayı denedi. [26] Ve İsa ona dedi: Şeriatte ne yazılmıştır? nasıl okursun? [27] O cevap verip dedi: “Rab Allahını, bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün kuvvetinle, ve bütün fikrinle, ve komşunu kendin gibi seveceksin.” [28] İsa da ona: Doğru cevap verdin, böyle yap, yaşarsın, dedi.
[16] Zira Allah dünyayı öyle sevdi ki, biricik Oğlunu verdi; ta ki, ona iman eden her adam helâk olmasın, ancak ebedî hayatı olsun. [17] Çünkü Allah dünyaya hükmetsin diye değil, ancak dünya onun ile kurtulsun diye, Oğlunu dünyaya gönderdi. [18] Ona iman edene hüküm yoktur; iman etmiyene zaten hükmolunmuştur; çünkü Allahın biricik Oğlunun ismine iman etmemiştir.
Çünkü Allahın önceden hazırladığı iyi işlerde yürüyelim diye, bunlar için Mesih İsada yaratılmış olarak onun eseriyiz.
Çünkü biz, gerek Yahudi gerek Yunanlı, gerek kul, gerek hür, hepimiz bir beden olmak üzre bir Ruhta vaftiz olunduk, ve hepimize bir Ruhtan içirildi.
Bazılarının gecikmek zannettikleri gibi Rab vadi hakkında gecikmez, fakat bazılarının helâk olmalarını istemiyerek ancak bütün insanlar tövbeye dönsünler diye, sizin hakkınızda tahammül ediyor.
İmdi Allah cehalet zamanlarına göz yumdu; şimdi her yerde hepsinin tövbe etmelerini insanlara emrediyor;
Fakat bir kimse diyecektir ki: Senin imanın var, ve benim amellerim var; senin imanını ameller olmadan bana göster, ve ben imanımı amellerimle sana göstereceğim.
Bundan ötürü size: Günahlarınız içinde öleceksiniz, dedim. Zira benim o olduğuma siz iman etmezseniz, günahlarınız içinde ölürsünüz.
Size: Hayır, derim; fakat siz eğer tövbe etmezseniz, hepiniz böylece helâk olacaksınız.
[14] Ey kardeşlerim, eğer bir kimse amelleri yok iken, imanı olduğunu söylerse, faide nedir? kendisini o iman kurtarabilir mi? [15] Eğer bir kardeş yahut bir kızkardeş çıplak ve gündelik yiyecekten mahrum iken, [16] sizden de biri onlara: Selâmetle gidin, ısının ve doyun, derse, fakat bedenin muhtaç olduğu şeyleri onlara vermezseniz, faide nedir? [17] Böylece, iman da, eğer amelleri olmazsa, haddi zatında ölüdür.
Doğrusu ve doğrusu size derim: İman edenin ebedî hayatı vardır.
[25] İsa ona dedi: Kıyamet ve hayat benim; bana iman eden ölmüş olsa da, yaşar; [26] ve kim yaşar, ve bana iman ederse, ebediyen ölmez. Buna iman ediyor musun?
[4] Çünkü bir kere nurlandırılmış, ve semavî vergiden tatmış ve Ruhülkudüse hissedar edilmiş, [5] ve Allahın iyi sözünü ve gelecek âlemin kudretlerini tatmış oldukları halde [6] yoldan sapmış olanları yine tövbe için yeniletmek imkânsızdır; çünkü yeniden Allahın Oğlunu kendileri için haça geriyor ve rüsvay ediyorlar.
Ebedî hayatınız olduğunu bilesiniz diye, size, Allahın Oğlunun ismine iman edenlere, bu şeyleri yazdım.
Çünkü Allah dünyaya hükmetsin diye değil, ancak dünya onun ile kurtulsun diye, Oğlunu dünyaya gönderdi.
İsa ona dedi: Yol ve hakikat ve hayat benim; ben vasıta olmadıkça, Babaya kimse gelmez.
Çünkü hepimiz bir murdar gibi olduk, ve bütün salâh işlerimiz kirli esvap gibidir; ve hepimiz yaprak gibi soluyoruz; ve bizi fesatlarımız yel gibi alıp götürüyor.
Bundan dolayı seçilmiş olanlar için her şeye tahammül ediyorum, ta ki, onlar da İsa Mesihte olan kurtuluşa ebedî izzetle erişsinler.
[29] Çünkü evelden bildiği kimseleri Oğlunun suretine mutabık olmak üzre ezelden de takdir etti, ta ki, bir çok kardeşler arasında ilk doğan o olsun; [30] ve ezelden takdir ettiği kimseleri davet de etti; ve davet ettiği kimseleri salih de saydı; ve salih saydığı kimseleri taziz de etti.
Gerçi tövbe için su ile ben sizi vaftiz ediyorum; fakat benden sonra gelen, benden daha kudretlidir; onun çarıklarını taşımağa ben lâyık değilim; o sizi Ruhülkudüs ile ve ateş ile vaftiz edecektir.