Emirleri bilirsin: “Katletmiyesin; Zina etmiyesin; Çalmıyasın; Yalan şehadet etmiyesin; Gadretmiyesin; Babana ve anana hürmet et.”
Sen emirleri bilirsin: “Zina etmiyesin; Katletmiyesin; Çalmıyasın; Yalan şehadet etmiyesin; Babana ve anana hürmet et.”
[34] Ve Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu işittikleri zaman, bir araya toplandılar. [35] Onlardan bir fakih, İsayı deniyerek ondan sordu: [36] Ey Muallim, şeriatte büyük emir hangisidir? [37] İsa ona dedi: “Allahın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün fikrinle seveceksin.” [38] Büyük ve birinci emir budur. [39] Ve buna benziyen ikincisi şudur: “Komşunu kendin gibi seveceksin.” [40] Bütün şeriat ve peygamberler bu iki emre bağlıdır.
Çünkü: “Zina etmiyeceksin; katletmiyeceksin; çalmıyacaksın; tamah etmiyeceksin;” ve eğer başka bir emir varsa, o da bu sözde icmal olunur: “Komşunu kendin gibi seveceksin.”
[16] Ve işte, biri İsaya gelip dedi: Ey muallim, ebedî hayatım olsun diye ne iyilik yapayım? [17] Ve İsa ona dedi: İyilik için neden bana soruyorsun? İyi olan biri vardır; fakat sen hayata girmek istiyorsan, emirleri tut. [18] O, İsaya: Hangilerini? dedi. İsa da: “Katletmiyeceksin; zina etmiyeceksin; çalmıyacaksın; yalan şehadet etmiyeceksin; [19] babana ve anana hürmet edeceksin;” ve, “Komşunu kendin gibi seveceksin,” dedi.
[36] Ey Muallim, şeriatte büyük emir hangisidir? [37] İsa ona dedi: “Allahın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün fikrinle seveceksin.” [38] Büyük ve birinci emir budur. [39] Ve buna benziyen ikincisi şudur: “Komşunu kendin gibi seveceksin.” [40] Bütün şeriat ve peygamberler bu iki emre bağlıdır.
[17] Fakat insanlardan sakının; çünkü onlar sizi meclislere verecekler, ve havralarında sizi dövecekler; [18] evet, onlara ve Milletlere şehadet için benim yüzümden valilerin ve kıralların önüne götürüleceksiniz. [19] Fakat onlar sizi ele verdikleri zaman, nasıl veya ne söyliyeceğinizden kaygı çekmeyin; çünkü ne söyliyeceğiniz o saatte size verilecektir. [20] Zira söyliyen siz değilsiniz, fakat sizde söyliyen Babanızın Ruhudur. [21] Ve kardeş kardeşi, ve baba çocuğunu ölüme teslim edecek, ve çocuklar ana babalarına karşı kalkacaklar, ve onları öldüreceklerdir. [22] Ve benim ismimden ötürü herkes sizden nefret edecekler. Fakat sona kadar dayanan, kurtulacak olan odur.
[8] Birbirinizi sevmekten başka, kimseye bir şey borçlu olmayın; çünkü diğerini seven şeriati itmam etmiştir. [9] Çünkü: “Zina etmiyeceksin; katletmiyeceksin; çalmıyacaksın; tamah etmiyeceksin;” ve eğer başka bir emir varsa, o da bu sözde icmal olunur: “Komşunu kendin gibi seveceksin.” [10] Sevgi komşuya kötülük etmez; imdi sevgi şeriatin itmamıdır. [11] Ve bunu yapın; çünkü zamanı bilirsiniz, ki, zaten sizin için uykudan uyanmak saatidir; çünkü şimdi kurtuluşumuz iman ettiğimiz vakitte olduğundan daha yakındır. [12] Gece ilerledi, ve gündüz yaklaştı; imdi karanlık işlerini üzerimizden atalım, ve nur silâhlarını kuşanalım. [13] Maskaralık ve sarhoşlukla değil, fuhşiyat ve yolsuzlukla değil, niza ve hasetle değil, gündüzdeki gibi iyi hal ile hareket edelim. [14] Fakat Rab İsa Mesihi giyin, ve şehvetler için bedenin tedarikini görmeyin.
[28] Yazıcılardan biri gelip onları mubahase ederken işitti; ve onlara iyi cevap verdiğini bilerek: Hep emirlerin birincisi hangisidir? diye, ona sordu. [29] İsa cevap verdi: Birincisi, “Dinle, ey İsrail; Allahımız Rab bir olan Rabdir. [30] Ve Rab Allahını bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün fikrinle, ve bütün kuvvetinle seveceksin.” [31] İkincisi bu: “Komşunu kendin gibi seveceksin.” Bunlardan daha büyük başka emir yoktur. [32] Yazıcı ona dedi: Çok iyi, Muallim, hakikat üzre dedin ki, o, birdir; ondan başkası yoktur; [33] ve onu bütün yürekle, bütün anlayışla, bütün kuvvetle sevmek, ve komşuyu kendi gibi sevmek, bütün yakılan takdimelerden ve kurbanlardan üstündür. [34] İsa da onun akıllıca cevap verdiğini gördüğü vakit, kendisine dedi: Allahın melekûtundan uzak değilsin. Artık kimse ondan sormağa cesaret etmedi.
Ve orada RAB ile kırk gün kırk gece kaldı; ekmek yemedi ve su içmedi. Ve ahdin sözlerini, on emri levhalar üzerine yazdı.
Ve yapasınız diye size emrettiği ahdini, on emirleri size bildirdi; ve onları iki taş levha üzerine yazdı.
Ve toplantı gününde RABBİN dağda ateşin içinden size söylediği on emri, levhalar üzerine evelki yazıya göre yazdı; ve RAB onları bana verdi.
[7] Karşımda başka ilâhların olmıyacaktır. [8] Kendin için oyma put, yukarda göklerde olanın, yahut aşağıda yerde olanın, yahut yerin altında sularda olanın hiç suretini yapmıyacaksın; [9] onlara iğilmiyeceksin, ve onlara ibadet etmiyeceksin; çünkü ben, senin Allahın RAB, benden nefret edenlerden babalar günahını çocuklar üzerinde, üçüncü ve dördüncü nesil üzerinde arıyan, [10] ve beni seven ve emirlerimi tutanların binlercesine inayet eden kıskanç bir Allahım. [11] Allahın RABBİN ismini boş yere ağza almıyacaksın; çünkü RAB kendi ismini boş yere ağza alanı suçsuz tutmıyacaktır. [12] Sebt gününü takdis etmek için, Allahın RAB sana emrettiği gibi onu tut. [13] Altı gün işliyeceksin ve bütün işini yapacaksın; [14] fakat yedinci gün Allahın RABBE Sebttir; sen, ve oğlun, ve kızın, ve kölen, ve cariyen, ve öküzün, ve eşeğin, ve hiç bir hayvanın, ve kapılarında olan garibin, hiç bir iş yapmıyacaksınız; ta ki, kölen ve cariyen, senin gibi istirahat etsinler. [15] Ve Mısır diyarında köle olduğunu ve Allahın RABBİN seni oradan kudretli elle ve uzanmış kolla çıkardığını hatırlıyacaksın; bunun için Allahın RAB Sebt gününü tutmağı sana emretti. [16] Allahın RABBİN sana emrettiği gibi babana ve anana hürmet et; ta ki, ömrün uzun olsun, ve Allahın RABBİN sana vermekte olduğu toprakta sana iyilik olsun. [17] Katletmiyeceksin. [18] Ve zina etmiyeceksin. [19] Ve çalmıyacaksın. [20] Ve komşuna karşı yalan şehadet etmiyeceksin. [21] Ve komşunun karısına göz atmıyacaksın; ve komşunun evine, tarlasına ve kölesine, ve cariyesine, ve öküzüne, ve eşeğine, ve komşunun hiç bir şeyine tamah etmiyeceksin. [22] RAB bu sözleri bütün cemaatinize, dağda ateşin, bulutun, ve koyu karanlığın içinden, büyük sesle söyledi; ve başka bir şey demedi. Ve bunları iki taş levha üzerine yazdı, ve onları bana verdi.
oğluna diyeceksin: Biz Mısırda Firavunun köleleri idik; ve RAB bizi Mısırdan kudretli elle çıkardı;
[1] Ovakit RAB bana dedi: Kendin için evelkiler gibi iki taş levha yon, ve dağa yanıma çık, ve kendin için ağaçtan bir sandık yap. [2] Ve parçaladığın evelki levhalar üzerinde olan sözleri bu levhalar üzerine yazacağım, ve onları sandığa koyacaksın. [3] Ve akasya ağacından sandık yaptım, ve iki taş levhayı evelkiler gibi yondum, ve dağa çıktım, ve iki levha elimde idi. [4] Ve toplantı gününde RABBİN dağda ateşin içinden size söylediği on emri, levhalar üzerine evelki yazıya göre yazdı; ve RAB onları bana verdi. [5] Ve dönüp dağdan indim, ve levhaları yapmış olduğum sandığa koydum; ve onlar RABBİN bana emrettiği gibi oradadır.
[1] VE Allah bütün bu sözleri söyliyip dedi: [2] Seni Mısır diyarından, esirlik evinden çıkaran Allahın Yehova ben im. [3] Karşımda başka ilâhların olmıyacaktır. [4] Kendin için oyma put, yukarda göklerde olanın, yahut aşağıda yerde olanın, yahut yerin altında sularda olanın hiç suretini yapmıyacaksın; [5] onlara iğilmiyeceksin; ve onlara ibadet etmiyeceksin; çünkü ben, senin Allahın RAB, benden nefret edenlerden babalar günahını çocuklar üzerinde, üçüncü nesil üzerinde, ve dördüncü nesil üzerinde arıyan, [6] ve beni seven ve emirlerimi tutanların binlercesine inayet eden, kıskanç bir Allahım. [7] Allahın RABBİN ismini boş yere ağza almıyacaksın; çünkü RAB kendi ismini boş yere ağza alanı suçsuz tutmıyacaktır. [8] Sebt gününü takdis etmek için onu hatırında tut. [9] Altı gün işliyeceksin, ve bütün işini yapacaksın; [10] fakat yedinci gün Allahın RABBE Sebttir; sen ve oğlun ve kızın, kölen ve cariyen ve hayvanların, ve kapılarında olan garibin, hiç bir iş yapmıyacaksın; [11] çünkü RAB gökleri, yeri ve denizi ve onlarda olan bütün şeyleri altı günde yarattı, ve yedinci günde istirahat etti; bunun için RAB Sebt gününü mubarek kıldı, ve onu takdis etti. [12] Babana ve anana hürmet et, ta ki, Allahın RABBİN sana vermekte olduğu toprakta ömrün uzun olsun. [13] Katletmiyeceksin. [14] Zina etmiyeceksin. [15] Çalmıyacaksın. [16] Komşuna karşı yalan şehadet etmiyeceksin. [17] Komşunun evine tama etmiyeceksin; komşunun karısına, yahut kölesine, yahut cariyesine, yahut öküzüne, yahut eşeğine, yahut komşunun hiç bir şeyine tama etmiyeceksin.
Ve RAB Musaya dedi: Dağa, yanıma çık, ve orada bulun; ve taş levhalarını, ve yazdığım şeriat ve emirleri öğretmek için onları sana vereceğim.
[10] Ve dedi: İşte ben ahdediyorum; bütün senin kavmının önünde, bütün dünyada ve bütün milletlerde yapılmamış olan hârikalar yapacağım; ve arasında bulunduğun bütün kavm RABBİN işini görecek; çünkü seninle yaptığım şey heybetlidir. [11] Bugün sana emrettiğim şeyi tut; işte ben, Amorî, ve Kenânlı, ve Hittî, ve Perizzî, ve Hivî, ve Yebusîleri senin önünden kovarım. [12] Gitmekte olduğun memlekette oturanlarla ahdetmekten kendini sakın, ta ki, aranızda tuzak olmasın; [13] fakat onların mezbahlarını yıkacaksınız, ve onların dikili taşlarını parçalıyacaksınız, ve onların Aşerlerini keseceksiniz [14] (çünkü başka ilâha secde kılmıyacaksın; çünkü ismi Kıskanç olan RAB kıskanç bir Allahtır); [15] ta ki, diyarda oturanlarla ahdetmiyesin, ve onların ilâhlarına tâbi olarak zina etmesinler, ve onların ilâhlarına kurban kesmesinler, ve biri seni davet edip sen de onun kurbanından yemiyesin; [16] ve onların kızlarından oğullarına almıyasın, ve onların kızları kendi ilâhlarına tâbi olup zina etmekle, senin oğullarını kendi ilâhlarına tâbi kılarak senin oğullarına zina ettirmesinler. [17] Kendin için dökme ilâhlar yapmıyacaksın. [18] Mayasız ekmek bayramını tutacaksın. Sana emrettiğim gibi Abib ayında, muayyen vakitte, yedi gün mayasız ekmek yiyeceksin; çünkü Mısırdan Abib ayında çıktın. [19] Bütün ilk doğanlar benimdir; ve inekten ve koyundan, bütün hayvanlarının ilk doğan erkeklerin hepsi benimdir. [20] Ve eşeğin ilk doğanı için bir kuzu fidye vereceksin; ve eğer fidye vermiyeceksen, o zaman onun boynunu kıracaksın. Oğullarının bütün ilk doğanları için fidye vereceksin. Ve kimse önümde eli boş görünmiyecek. [21] Altı gün işliyeceksin, ve yedinci günde rahat edeceksin; ekim ve biçim vaktinde rahat edeceksin. [22] Ve buğday biçiminin turfandaları zamanında kendine haftalar bayramını, ve senenin sonunda devşirme bayramını yapacaksın. [23] Bütün erkeklerin senede üç kere, İsrailin Allahı Rab Yehovanın önünde görünecekler. [24] Çünkü senin önünden milletler kovacağım, ve senin hudutlarını genişleteceğim; ve senede üç kere RABBİN önünde görünmek için çıktığın zaman, kimse senin diyarına göz atmıyacak. [25] Kurbanımın kanını mayalı ekmekle arzetmiyeceksin; ve fısıh bayramının kurbanı sabaha kadar kalmıyacak. [26] Kendi toprağının turfandalarının ilkini, senin Allahın RABBİN evine getireceksin. Oğlağı anasının südünde pişirmiyeceksin. [27] Ve RAB Musaya dedi: Bu sözleri yaz; çünkü seninle ve İsraille bu sözlere göre ahdettim. [28] Ve orada RAB ile kırk gün kırk gece kaldı; ekmek yemedi ve su içmedi. Ve ahdin sözlerini, on emri levhalar üzerine yazdı. [29] Ve Musa Sina dağından indiği zaman vaki oldu ki, dağdan inerken şehadetin iki levhası kendi elinde idi; ve Musa RAB ile söyleştiğinden yüzünün derisi parladığını bilmiyordu.
[4] Dinle, ey İsrail: Allahımız RAB bir olan RABDİR; [5] ve Allahın RABBİ bütün yüreğinle, ve bütün canınla, ve bütün kuvvetinle seveceksin. [6] Ve bugün sana emretmekte olduğum bu sözler senin yüreğinde olacaklar; [7] ve onları oğullarının zihnine iyice koyacaksın, ve evinde oturduğun, ve yolda yürüdüğün, ve yattığın, ve kalktığın zaman bunlar hakkında konuşacaksın. [8] Ve onları alâmet olarak elinin üzerine bağlıyacaksın, ve onlar gözlerinin arasında alın bağı olacaklar. [9] Ve onları evinin kapı süveleri üzerine, ve kapılarının üzerine yazacaksın.
[2] Seni Mısır diyarından, esirlik evinden çıkaran Allahın Yehova ben im. [3] Karşımda başka ilâhların olmıyacaktır. [4] Kendin için oyma put, yukarda göklerde olanın, yahut aşağıda yerde olanın, yahut yerin altında sularda olanın hiç suretini yapmıyacaksın; [5] onlara iğilmiyeceksin; ve onlara ibadet etmiyeceksin; çünkü ben, senin Allahın RAB, benden nefret edenlerden babalar günahını çocuklar üzerinde, üçüncü nesil üzerinde, ve dördüncü nesil üzerinde arıyan, [6] ve beni seven ve emirlerimi tutanların binlercesine inayet eden, kıskanç bir Allahım. [7] Allahın RABBİN ismini boş yere ağza almıyacaksın; çünkü RAB kendi ismini boş yere ağza alanı suçsuz tutmıyacaktır. [8] Sebt gününü takdis etmek için onu hatırında tut. [9] Altı gün işliyeceksin, ve bütün işini yapacaksın; [10] fakat yedinci gün Allahın RABBE Sebttir; sen ve oğlun ve kızın, kölen ve cariyen ve hayvanların, ve kapılarında olan garibin, hiç bir iş yapmıyacaksın; [11] çünkü RAB gökleri, yeri ve denizi ve onlarda olan bütün şeyleri altı günde yarattı, ve yedinci günde istirahat etti; bunun için RAB Sebt gününü mubarek kıldı, ve onu takdis etti. [12] Babana ve anana hürmet et, ta ki, Allahın RABBİN sana vermekte olduğu toprakta ömrün uzun olsun. [13] Katletmiyeceksin. [14] Zina etmiyeceksin. [15] Çalmıyacaksın. [16] Komşuna karşı yalan şehadet etmiyeceksin. [17] Komşunun evine tama etmiyeceksin; komşunun karısına, yahut kölesine, yahut cariyesine, yahut öküzüne, yahut eşeğine, yahut komşunun hiç bir şeyine tama etmiyeceksin.
Ve Sina dağında, Musa ile söyleşmeği bitirince, şehadetin iki levhasını, Allahın parmağı ile yazılmış taş levhaları ona verdi.
Eğer beni seviyorsanız, emirlerimi tutarsınız.
O, İsaya: Hangilerini? dedi. İsa da: “Katletmiyeceksin; zina etmiyeceksin; çalmıyacaksın; yalan şehadet etmiyeceksin;
Eğer emirlerimi tutarsanız, benim sevgimde durursunuz; nasıl ki, ben Babamın emirlerini tuttum, ve onun sevgisinde duruyorum.
Sanmayın ki, ben şeriati yahut peygamberleri yıkmağa geldim; ben yıkmağa değil, fakat tamam etmeğe geldim.
Ve Musa döndü, ve şehadetin iki levhası elinde olarak dağdan indi; levhaların iki tarafı yazılı idi; bir yüzü ve obir yüzü yazılı idi.
[12] Benim emrim şudur: Sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin. [13] Bir adamın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük sevgi kimsede yoktur. [14] Eğer size emrettiğim şeyleri yaparsanız, benim dostlarımsınız. [15] Artık size kul demem; çünkü kul efendisinin ne yaptığını bilmez; fakat size dost dedim; çünkü Babamdan işittiğim bütün şeyleri size bildirdim. [16] Siz beni seçmediniz, ben ise sizi seçtim, ve gidip meyva veresiniz ve meyvanız dursun diye sizi tayin ettim ki, benim ismimle Babadan her ne dilerseniz size versin. [17] Birbirinizi sevesiniz diye bu şeyleri size emrediyorum.
Ve levhalar Allahın işi idiler, ve levhalar üzerine oyulmuş yazı Allah yazısı idi.
Ve RAB Musaya dedi: Bu sözleri yaz; çünkü seninle ve İsraille bu sözlere göre ahdettim.