İsa onlara dedi: Milletlerin kıralları onlar üzerinde saltanat sürerler; ve üzerlerine hâkim olanlara Velinimet denilir.
Ve birinci canavarın bütün salâhiyetini onun önünde kullanıyor. Ve yeryüzünü ve onda oturanları ölüm yarası iyi edilmiş olan birinci canavara secde ettiriyor.
Fakat İsa onları yanına çağırıp dedi: Bilirsiniz ki, Milletlerin reisleri onlara saltanat ederler, ve büyükleri üzerlerine hâkimiyet sürerler.
İsa onları yanına çağırıp kendilerine dedi: Bilirsiniz ki, Milletler arasında reis geçinenler onlara saltanat ederler, ve büyükleri üzerlerine hâkimiyet sürerler.
ancak övünen şununla, anlayışlı olmakla, ve dünyada inayet, adalet, ve salâh işliyen RAB ben idiğimi bilmekle övünsün; çünkü ben bunlardan hoşlanırım, RAB diyor.
Gerçi gönüllü ibadette ve alçak gönüllülükte ve bedene şiddette bunların hikmet sureti vardır; fakat bedenin doyurulmasına karşı hiç kıymetleri yoktur.
Fakat kuvvetli yiyecek kâmillerin, yani, hasseleri iyi ve kötüyü ayırt etmek için kullanışla terbiye edilmiş olanlarındır.
Aranızda olan Allahın sürüsünü, mecburiyetle değil, fakat rıza ile, yakışıksız kazanç için değil, fakat istekle,
Memleketin kavmı gaddarlık ettiler, ve soygunculuk yaptılar; ve düşkünle yoksulu incittiler, ve haksız yere misafire gaddarlık ettiler.
Çünkü ben de emir altında bir adamım, ve benim altımda askerler var; ve ben şuna: Git, derim, gider; ve bir başkasına: Gel, derim, gelir; ve hizmetçime: Bunu yap, derim, yapar.
çünkü bedence idman az faidelidir; fakat takva şimdiki ve gelecek hayatın vadine malik olarak her şey için faidelidir.
[19] Yahut bilmez misiniz ki bedeniniz Allahtan aldığınız sizde olan Ruhülkudüsün mabedidir? ve kendi kendinizin değilsiniz; [20] çünkü paha ile satın alındınız; bunun için Allahı bedeninizde taziz edin.
Beni kuvvetlendirende her şeyi yapabilirim.
İmdi gerek yer, gerek içer, ve her ne yaparsanız, her şeyi Allahın izzeti için yapın.
Hem de bir kimse spor müsabakasına girerse, usule göre müsabaka etmedikçe, başına çelenk konmaz.
Fakat kadının öğretmesine, ve erkeğe hâkim olmasına izin vermem, ancak sükûtte olsun.
Belini kuvvetle kuşatır, Ve bazularını kuvvetlendirir.
İMDİ, ey kardeşler, bedenlerinizi diri, mukaddes, Allaha makbul kurban olarak takdim etmenizi Allahın rahmetleri için size yalvarırım; ruhanî ibadetiniz budur.
Davudun Hacc İlâhisi. YA RAB, yüreğim kibirlenmedi, ve gözlerimi yükseltmedim; Ve büyük işler yolunda yürümedim, Ne de benden üstün olan şaşılacak işlerde.
Ve çok yıllardan sonra, milletime sadakalar ve takdimeler getirmek için geldim;
fakat murdar ve kocakarı masallarını reddet; ve kendini takvaya idman et;
[2] o, önüne konulan sevinç uğruna utancı hiçe sayıp haça tahammül etti, ve Allahın tahtının sağında oturdu. [3] İmdi canlarınızda gevşiyerek yorulmıyasınız diye, günahkârlar tarafından kendisine karşı olan bu kadar muhalefete karşı dayananı düşünün. [4] Günaha karşı cehdederek, henüz kan dökülünciye kadar karşı koymadınız; [5] ve oğullara söylenir gibi size verilen nasihati unuttunuz: “Ey oğlum, Rabbin tedibini hor görme, Ve onun tarafından azarlanınca, gevşeme; [6] Çünkü Rab sevdiğini azarlar, Ve kabul ettiği her oğulu döver.” [7] Tedip için sabrediyorsunuz; Allah size oğullar gibi muamele ediyor; çünkü hangi oğul var ki babası onu tedip etmez? [8] Fakat cümlenin hissedar olduğu tedipten mahrum iseniz, oğullar değil, gayri meşru evlâtsınız. [9] Bundan başka tedip eden bedenimizin babaları vardı, ve onlara hürmet ettik; daha çok ziyade ruhların Babasına itaat ederek yaşamıyacak mıyız? [10] Çünkü onlar kendilerine hoş göründüğüne göre bizi bir kaç gün tedip ederlerdi; fakat bu, kendisinin kudsiyetine hissedar olalım diye, menfaatimiz için tedip eder. [11] Vakıa her tedip şimdiki zamanda sevinçli değil, fakat hüzünlü görünür; fakat sonra onunla terbiye edilmiş olanlara salâhın selâmet semeresini hasıl eder.
gerek valilere, kötülük işliyenlerin cezası, ve iyilik işliyenlerin methi için onun tarafından gönderilmiş olduklarından, tâbi olun.
İMDİ her kötülüğü, ve her hileyi, ve ikiyüzlülükleri ve hasetleri ve bütün çekiştirmeleri atarak,
Ve göklerin altında yapılmakta olan her şey hakkında hikmetle araştırmağa ve soruşturmağa yüreğimi verdim; bu kötü bir zahmettir, Allah onu adam oğullarına onunla uğraşsınlar diye vermiştir.
Onunla uğraşsınlar diye âdem oğullarına Allahın verdiği zahmeti gördüm.
Yahut bilmez misiniz ki bedeniniz Allahtan aldığınız sizde olan Ruhülkudüsün mabedidir? ve kendi kendinizin değilsiniz;
Ey sevgili, senin canın refahta olduğu gibi, sen bütün şeylerde refahta ve sıhhatte olasın diye, dua ederim.
[24] Bilmez misiniz ki koşu meydanında yarışanların hepsi gerçi koşarlar, fakat mükâfatı birisi alır? Öyle koşun ki, nail olasınız. [25] Müsabakaya cehdeden her adam her şeyde nefsini zapteder. Onlar fani bir çelenk almak için, fakat biz fani olmıyan için yaparız. [26] İmdi kararsızca değil, ben böyle koşarım; havayı döver gibi değil, böyle yumruklarım; [27] fakat bedenime cefa verip onu köle ederim; ta ki, başkalara vâzettikten sonra, ben kendim merdut olmıyayım.
Fakat RAB Samuele dedi: Onun görünüşüne, ve boyunun uzunluğuna bakma; çünkü onu reddettim; çünkü RAB insanın gördüğü gibi görmez; çünkü insan yüze bakar, fakat RAB yüreğe bakar.
Onu geçmesinler diye sen onlara sınır koydun; Yeri kaplamak için geri gelmezler.
Ve Allah yeryüzünü gördü, ve işte, bozulmuştu; çünkü yeryüzünde bütün beşer yolunu bozmuştu.
Sular on beş arşın daha yükseldiler; ve dağlar örtüldüler.
Ve sular onuncu aya kadar, gittikçe azaldılar; onuncu ayda, ayın birinde, dağların başları göründüler.
Ve ahdimi sizinle sabit kılacağım; ve bütün beşer artık tufanın suları ile kesilmiyecektir; ve yeryüzünü helâk etmek için artık tufan olmıyacaktır.
[3] Sizin süsünüz dışardan, saç örme ve altınlar takma ve esvaplar giyinme değil, [4] fakat Allah indinde çok kıymetli olan halim ve sakin ruhun fena bulmaz süsü, yüreğin gizli insanı olsun.
İyi cihadı içtihat ettim, devrimi bitirdim, imanı korudum;
[26] İmdi kararsızca değil, ben böyle koşarım; havayı döver gibi değil, böyle yumruklarım; [27] fakat bedenime cefa verip onu köle ederim; ta ki, başkalara vâzettikten sonra, ben kendim merdut olmıyayım.
fakat RABBİ bekliyenler kuvvetlerini tazeler, kartallar gibi kanat gerip yükselirler; seğirtirler ve yorulmazlar; yürürler ve zayıflamazlar.