Çünkü her kim bütün şeriati tutar, fakat bir şeyde sürçerse, hepsinde suçlu olur.
Yoksa onların takdim olunması bırakılmaz mı idi? Çünkü ibadet edenler bir kere temizlenmiş olarak kendilerinde günah idraki olmazdı.
Katletmiyeceksin.
[1] Davudun Mezmurudur. Maskil. NE mutludur o adam ki isyanı bağışlanmıştır, Günahı örtülmüştür. [2] Ne mutludur o adam ki, RAB ona günah saymaz, Ve ruhunda hile bulunmaz. [3] Ben susunca, Bütün gün iniltimden kemiklerim zayıfladı. [4] Çünkü gece gündüz elin üzerimde ağırlaştı; Tazeliğim yaz kuraklığına döndü. [ Sela [5] Sana suçumu bildirdim, Ve fesadımı gizlemedim. RABBE isyanlarımı itiraf edeceğim, dedim; Ve günahımın suçunu bağışladın. [Sela [6] Bunun için senin bulunacağın vakitte her müttaki sana dua etsin; Gerçek büyük sular taşınca, ona erişmiyecektir.
Çünkü İsrailin Kuddûsuna karşı memleketleri suç ile dolu olduğu halde, İsrail ile Yahuda, Allahı, orduların RABBİ tarafından bırakılmamıştır.
Gideceğim, ve suçlu olduklarını tanıyıncıya kadar, ve yüzümü arayıncıya kadar yerime döneceğim; sıkıntılarında beni erken arıyacaklar.
[14] Ve RAB Musaya söyliyip dedi: [15] Eğer biri, RABBİN mukaddes şeylerinde tecavüz, ve bilmiyerek suç ederse; o zaman günah takdimesini, makdis şekeli ile gümüş şekel olarak senin biçtiğin değere göre, günah takdimesi olmak üzre, RABBE sürüden kusursuz bir koç getirecek; [16] ve mukaddes şeylerden suç ettiği şeyi ödiyecek, ve beşte birini üzerine katacak, ve onu kâhine verecek; ve kâhin günah takdimesinin koçu ile onun için kefaret edecek; ve ona bağışlanacaktır. [17] Eğer biri suç eder, ve RABBİN yapılmıyacak diye emrettiği şeylerden birini işlerse; bilmediği halde yine suçludur, ve haksızlığını yüklenir. [18] Ve kâhine, günah takdimesi olarak, senin biçtiğin değere göre sürüden kusursuz bir koç getirecek; ve bilmiyerek yapmış olduğu yanlışlıktan dolayı, kâhin onun için kefaret edecek, ve ona bağışlanacaktır. [19] Günah takdimesidir; gerçekten o adam RABBİN önünde suçludur.
[1] VE günah takdimesinin şeriati budur; çok mukaddestir. [2] Günah takdimesini, yakılan takdimeyi boğazladıkları yerde boğazlıyacaklar; ve onun kanını çepçevre mezbah üzerine serpecek. [3] Ve ondan bütün yağını takdim edecek; yağlı kuyruğu, ve içleri kaplıyan yağı; [4] ve iki böbreği, ve onların üzerinde belin yanında olan yağı, ve karaciğer üzerindeki zarı böbreklerle ayıracak; [5] ve kâhin, RABBE ateşle yapılan takdime olarak, onları mezbahta yakacak; günah takdimesidir. [6] Kâhinler arasında her erkek ondan yiyecek; mukaddes bir yerde yenilecek; çok mukaddestir. [7] Suç takdimesi nasılsa günah takdimesi de öyledir; onlar için bir şeriat vardır; onunla kefaret eden kâhin kim ise, onun olacak. [8] Ve bir adamın yakılan takdimesini arzeden kâhin, arzettiği takdimenin derisini kendisine alacak. [9] Ve fırında pişirilen her ekmek takdimesi, ve tavada, ve saç üzerinde yapılan her şey, onu takdim eden kâhinin olacak. [10] Ve yağla yoğurulmuş, yahut kuru, her ekmek takdimesi bütün Harun oğulları arasında kardeş payı olacak.
Ve Abimelek dedi: Bize yaptığın bu nedir? az kaldı halktan biri senin karınla yatacaktı, ve üzerimize cürüm getirmiş olacaktın.
[5] Ve RAB Musaya söyliyip dedi: [6] İsrail oğullarına söyle: Bir erkek yahut bir kadın RABBE karşı tecavüz ederek, insan suçlarının hepsinden birini işlerse, ve o can suçlu olursa; [7] o zaman işlediği suçu itiraf edecek; ve suçunun karşılığını tamamen ödiyecek, ve üzerine beşte birini katacak, ve suçlu olduğu adama verecek. [8] Ve eğer suçun karşılığını ödemek için o adamın yakın akrabası yoksa, kendisi için kefaret edecek olan kefaret koçundan ayrıca, RABBE ödenen suç karşılığı da kâhinin olacak. [9] Ve İsrail oğullarının kâhine takdim ettikleri bütün mukaddes şeylerin her kaldırma takdimesi kâhinin olacaktır. [10] Ve herkesin takdis ettiği şeyler kâhinin olacaktır; bir adam kâhine bir şey verirse onun olacaktır.
[1] VE eğer biri suç edip, şahit olarak yemin teklifini işittiği zaman, gördüğünü ve bildiğini haber vermezse, o zaman haksızlığını yüklenir. [2] Yahut biri murdar bir şeye, gerek murdar bir canavar leşine, gerek murdar bir hayvan leşine, gerek yerde sürünen murdar hayvanlar leşine, dokunur, ve farkına varmaz, ve kendisi murdar olursa, o zaman suçlu olur. [3] Yahut insan murdarlığına, ne olursa olsun kendisini murdar eden her türlü murdarlığa dokunursa, ve farkına varmazsa; onu bildiği zaman suçlu olur. [4] Yahut biri kötülük etmek yahut iyilik etmek için düşüncesizlikle ağzı ile and ederse, insanın düşüncesizlikle and ettiği ne olursa olsun, farkına varmazsa, onu bildiği zaman bu şeylerden birinde suçlu olur. [5] Ve vaki olacak ki, bu şeylerden birinde suçlu olduğu zaman, suç ettiği şeyi itiraf edecektir;
[15] Eğer biri, RABBİN mukaddes şeylerinde tecavüz, ve bilmiyerek suç ederse; o zaman günah takdimesini, makdis şekeli ile gümüş şekel olarak senin biçtiğin değere göre, günah takdimesi olmak üzre, RABBE sürüden kusursuz bir koç getirecek; [16] ve mukaddes şeylerden suç ettiği şeyi ödiyecek, ve beşte birini üzerine katacak, ve onu kâhine verecek; ve kâhin günah takdimesinin koçu ile onun için kefaret edecek; ve ona bağışlanacaktır.
[2] İsrail oğullarına söyliyip de: Eğer biri RABBİN yapılmıyacak diye emrettiği bütün şeylerden birinde bilmiyerek suç eder, ve onlardan birini yaparsa; [3] eğer meshedilmiş olan kâhin suç işliyerek kavmı da kabahatli ederse, o zaman işlediği suçundan dolayı RABBE suç takdimesi olarak kusursuz genç bir boğa arzedecektir.
Ve eğer bütün İsrail cemaati bir yanlışlık eder, ve o iş cemaatin gözünden kaçarsa, ve RABBİN yapılmıyacak diye emrettiği şeylerden birini yaparlar, ve suçlu olurlarsa;
Ve eğer memleket ahalisinden biri, RABBİN yapılmıyacak diye emrettiği şeylerden birini yapmakla, bilmiyerek suç eder, ve suçlu olursa;
[1] Davudun Mezmurudur. Maskil. NE mutludur o adam ki isyanı bağışlanmıştır, Günahı örtülmüştür. [2] Ne mutludur o adam ki, RAB ona günah saymaz, Ve ruhunda hile bulunmaz. [3] Ben susunca, Bütün gün iniltimden kemiklerim zayıfladı. [4] Çünkü gece gündüz elin üzerimde ağırlaştı; Tazeliğim yaz kuraklığına döndü. [ Sela [5] Sana suçumu bildirdim, Ve fesadımı gizlemedim. RABBE isyanlarımı itiraf edeceğim, dedim; Ve günahımın suçunu bağışladın. [Sela
ve onunla ağzıma dokunup dedi: İşte, senin dudaklarına bu dokundu; ve fesadın kaldırıldı, ve suçun bağışlandı.
Eğer günahlarımızı ikrar edersek, günahlarımızı bize bağışlamak, ve bizi her haksızlıktan temizlemek için o sadık ve âdildir.
ÖYLE ise, şimdi Mesih İsada olanlara hiç bir mahkûmiyet yoktur.
ezelî Ruh vasıtası ile kendi kendini lekesiz olarak Allaha takdim etmiş olan Mesihin kanı, hay Allaha ibadet etmek üzre ölü işlerden vicdanınızı ne kadar ziyade temizliyecektir!
Şark garptan ne kadar uzaksa, İsyanlarımızı bizden o kadar uzaklaştırdı.
Şöyle ki eğer bir kimse Mesihte ise, yeni hilkattir; eski şeyler geçtiler; işte, yeni oldular.
[21] Fakat şimdi şeriat ve peygamberler tarafından şehadet edilerek [22] Allahın salâhı, yani, İsa Mesihe iman vasıtası ile bütün iman edenlere olan Allahın salâhı, şeriat olmıyarak zahir olmuştur; çünkü hiç fark yoktur; [23] zira hepsi günah işlediler, ve Allahın izzetinden mahrum kaldılar;
Günahı bilmiyeni bizim için günah yaptı, ta ki biz kendinde Allahın salâhı olalım.
Bize tekrar acıyacak; fesatlarımızı ayak altında çiğniyecek ve sen onların bütün suçlarını denizin enginlerine atacaksın.
[19] Hakikatten olduğumuzu bununla bileceğiz, ve onun önünde yüreğimizi tatmin edeceğiz; [20] çünkü yüreğimiz bizi mahkûm ederse, Allah yüreğimizden daha büyüktür ve her şeyi bilir.
Zira günahın ücreti ölüm; fakat Allahın mevhibesi Rabbimiz Mesih İsada ebedî hayattır.
Ben, kendi uğrumda senin günahlarını silen benim; ve senin suçlarını anmıyacağım.
Ve gökte büyük bir ses işittim: Allahımızın kurtarışı, ve kuvveti, ve melekûtu, ve Mesihinin hâkimiyeti şimdi oldu; çünkü kardeşlerimizin ithamcısı, onları Allahımızın önünde gündüz ve gece itham eden, aşağı atıldı.
Çünkü Allaha göre olan hüzün kurtuluş için nedametsiz tövbeyi hasıl eder; fakat dünyanın hüznü ölüm hasıl eder.
İmdi merhamete nail olalım, ve zamanında yardımı olması için inayet bulalım diye, inayet tahtına cesaretle yaklaşalım.
[31] İmdi bu şeylere ne diyelim? Eğer Allah bizimle ise, bize karşı kim vardır? [32] Kendi Oğlunu esirgemiyen, fakat hepimiz için onu teslim eden, onunla beraber de bütün şeyleri bize nasıl ihsan etmiyecektir? [33] Allahın seçtiklerine karşı kim töhmet isnat edecek? Haklı çıkaran Allahtır; [34] suçlu çıkaran kimdir? Ölen, ve daha ziyade, kıyam eden Mesih İsadır ki, Allahın sağındadır, ve bizim için şefaat eder. [35] Mesihin sevgisinden bizi kim ayıracaktır? elem mi, yahut sıkıntı mı, yahut eza mı, yahut kıtlık mı, yahut çıplaklık mı, yahut tehlike mi, yahut kılıç mı? [36] Nitekim yazılmıştır: “Bütün gün senin uğruna öldürülüyoruz; Kasaplık koyunlar sayıldık.” [37] Fakat bizi sevenin vasıtası ile bunların hepsinde galiplerden üstünüz. [38] Zira eminim ki, ne ölüm, ne hayat, ne melekler, ne reislikler, ne şimdiki şeyler, ne gelecek şeyler, ne kudretler, [39] ne yükseklik, ne derinlik, ne başka bir mahlûk Rabbimiz Mesih İsada olan Allahın sevgisinden bizi ayırmağa kadir olacaktır.
yani, şimdiki zamanda adaletinin izharı için, onun kanında, iman vasıtası ile, kefaret olarak Allah onu arzetti, ta ki kendisi âdil olsun, ve İsaya iman edeni salih saysın.
Fakat şüphe eden yerse, mahkûm olur, çünkü imandan değildir; ve imandan olmıyan her şey günahtır.
Çünkü Allah dünyaya hükmetsin diye değil, ancak dünya onun ile kurtulsun diye, Oğlunu dünyaya gönderdi.
RAB her şeyi gayesi için yarattı, Kötü adamı da şer günü için.
İmdi günahlarınızın silinmesi için tövbe edin, ve dönün, ta ki, Rabbin önünden tazelenmek vakitleri gelsin;
EY küçük çocuklarım, günah işlemiyesiniz diye, bu şeyleri size yazıyorum. Ve eğer biri günah işlerse, Babanın nezdinde Şefaatçimiz, salih İsa Mesih, vardır;
[6] Ve Allah ruyada dedi: Ben de yüreğinin kemalinde bunu yaptığını biliyorum, ben de seni bana karşı günah işlemekten alıkoydum, bunun için seni ona dokunmağa bırakmadım. [7] Ve şimdi adamın karısını geri ver; çünkü o peygamberdir, ve senin için dua eder, ve yaşarsın; fakat eğer geri vermezsen, bil ki, sen ve sana ait olanların hepsi mutlaka öleceksiniz. [8] Ve Abimelek sabahlayın erken kalktı, ve kullarının hepsini çağırıp bütün bu sözleri onların önünde söyledi; ve adamlar çok korktular. [9] Ve Abimelek İbrahimi çağırıp ona dedi: Bize ne yaptın? sana karşı ne işle günah ettim de, üzerime ve ülkem üzerine büyük günah getirdin? Bana yapılmaz işler yaptın. [10] Ve Abimelek İbrahime dedi: Ne gördün de, bu işi yaptın? [11] Ve İbrahim dedi: Çünkü: Gerçekten bu yerde Allah korkusu yoktur; ve karım yüzünden beni öldürecekler, dedim. [12] Ve gerçekten de kızkardeşimdir, kendisi babamın kızıdır, fakat annemin kızı değildir; ve benim karım oldu; [13] ve vaki oldu ki, Allah beni babamın evinden gurbete çıkardığı zaman, kendisine dedim: Gideceğimiz her yerde benim için: Bu benim kardeşimdir, de; bana edeceğin lûtuf budur. [14] Ve Abimelek koyunlar ve sığırlar, ve köleler ve cariyeler alıp İbrahime verdi, ve karısı Sarayı ona geri verdi. [15] Ve Abimelek dedi: İşte, memleketim senin önündedir; gözünde iyi olan yerde otur. [16] Ve Saraya dedi: İşte, kardeşine bin parça gümüş verdim; işte, bu senin için yanında olanların hepsinin gözünde örtüdür; ve bütün adamların önünde sen suçsuz olursun.
Fakat onu ezmek RABBE hoş göründü; onu eleme düşürdü; onun canı günah takdimesi edilince, zürriyetini görecek, ömrünün günlerini uzatacak, ve RABBİN muradı onun elinde ileri gidecek.
[18] Kalkayım, babama gideyim, ve ona diyeyim: Baba, ben göke karşı, ve senin gözünde suç işledim; [19] artık senin oğlun denilmeğe lâyık değilim; beni işçilerinden biri gibi et.
[21] İsa ona dedi: Sana yedi kereye kadar değil, fakat yetmiş kere yediye kadar, diyorum. [22] Bunun için göklerin melekûtu kulları ile hesap görmek istiyen bir kırala benzer. [23] Ve hesap görmeğe başladığı zaman, kendisine on bin talant borçlu biri getirildi. [24] Fakat onun ödemeğe bir şeyi olmadığı için, efendisi onun ve karısının, çocuklarının, ve bütün malının satılmasını ve borcun ödenmesini emretti. [25] İmdi kul yere kapandı, ve ona secde kılarak dedi: Efendi, bana karşı sabırlı ol, ve sana hepsini ödiyeceğim. [26] Ve bu kulun efendisi acıyarak onu salıverdi; kendisine borcunu bağışladı. [27] Fakat o kul dışarı çıkıp kendisine yüz dinar borçlu olan bir kapı yoldaşını buldu. Onu yakaladı ve: Borcunu öde, diyerek onun boğazına yapıştı. [28] Kapı yoldaşı yere kapandı ve ona: Bana karşı sabırlı ol, ben de sana ödiyeceğim, diye yalvardı. [29] Ve o istemedi; fakat gidip borcunu ödeyinciye kadar, onu zindana attı. [30] Bu adamın kapı yoldaşları ne yapıldığını gördükleri zaman, çok kederlendiler, ve gelip efendilerine bütün olanı söylediler. [31] O zaman efendisi onu yanına çağırıp kendisine dedi: Ey kötü kul, bütün o borcu sana bağışladım, çünkü bana yalvardın. [32] Ben sana merhamet ettiğim gibi, sen de kapı yoldaşına merhamet etmeli değil miydin? [33] Ve efendisi kızıp bütün borcunu ödeyinciye kadar, onu işkence edicilerin eline verdi. [34] Eğer her biriniz kardeşine yüreklerinizden bağışlamazsanız, semavî Babam da size öyle yapar. [35] VE vaki oldu ki, İsa, bu sözleri bitirince, Galileden yola çıkıp Erden ötesinde Yahudiye sınırlarına geldi.