Ve RAB Hannayı ziyaret etti, ve gebe kalıp üç oğulla iki kız doğurdu. Ve çocuk Samuel RABBİN önünde büyüdü.
Bütün kavmlardan ziyade mubarek olacaksın; erkek olsun kadın olsun sizin aranızda, ve hayvanlarınız arasında kısır olmıyacak.
Ve seni alçaltmak, seni denemek, emirlerini tutacak mısın yoksa tutmıyacak mısın diye yüreğinde olanı bilmek için, Allahın RABBİN seni bu kırk yıl çölde yürüttüğü bütün yolu hatırlıyacaksın.
Ve Allah onları mubarek kıldı; ve Allah onlara dedi: Semereli olun, ve çoğalın, ve yeryüzünü doldurun, ve onu tâbi kılın; ve denizin balıklarına, ve göklerin kuşlarına, ve yer üzerinde hareket eden her canlı şeye hâkim olun.
Ve İshak karısı için RABBE yalvardı, çünkü o kısırdı; ve RAB yalvarışını kabul etti, ve karısı Rebeka gebe kaldı.
İmanla Sara kendisi de vadedeni sadık saydığından, yaşı geçmişken, gebe kalmağa kuvvet buldu;
Bilmez misiniz ki Allahın mabedisiniz, ve Allahın Ruhu sizde durur?
Her iyi atiye ve her kâmil mevhibe, indinde değişiklik yahut döneklik gölgesi olmıyan nurlar Babasından, yukarıdan, iner.
Bende selâmetiniz olsun diye size bu şeyleri söyledim. Dünyada sıkıntınız vardır; fakat cesur olun; ben dünyayı yendim.
Kısır kadını evde oturtur, Ve sevinçli çocuklar anası eder. RABBE hamdedin.
İşte, çocuklar RABDEN mirastır; Rahmin semeresi mükâfattır.
Evinin içinde karın Meyvalı asma gibi olur; Oğulların sofranın çevresinde Zeytin fidanları gibi olur.
Çünkü böbreklerimi sen teşkil ettin; Anam karnında beni ördün.
Yürekleri kırık olanları iyi eder, Ve yaralarını sarar.
Bunun için size derim: Dua edip dilediğiniz her şeyi almış olduğunuza iman edin, ve size olacaktır.
Beni kuvvetlendirende her şeyi yapabilirim.
ümitte sevinin; sıkıntıda sabırlı olun; duada gayretle devam edin;
[36] Ve işte, senin akrabandan Elisabet de ihtiyarlığında bir oğlana gebe kaldı; ve kendisine kısır denilmiş olan kadının bu altıncı ayıdır. [37] Zira Allahtan olan bir söz hükümsüz kalmaz.
[3] Ve yalnız bu değil, fakat sıkıntı metaneti, [4] metanet de tecrübeyi, ve tecrübe ümidi hasıl ettiğini bilerek sıkıntılarla dahi övünürüz; [5] ve ümit utandırmaz; çünkü bize verilmiş olan Ruhülkudüs vasıtası ile, Allahın sevgisi yüreklerimize dökülmüştür.
[13] Fakat melek ona dedi: Korkma, Zekeriya; çünkü duan işitildi, karın Elisabet sana bir oğul doğuracak, onun adını Yahya koyacaksın. [14] Sevinç ve safa bulacaksın; onun doğmasından bir çokları da sevinecekler. [15] Çünkü Rabbin gözünde büyük olacak, şarap ve içki içmiyecek; ve daha anasının karnından Ruhülkudüsle dolu olacak. [16] İsrail oğullarından bir çoğunu onların Allahı Rabbe döndürecek. [17] Babaların yüreklerini oğullara, âsileri salihlerin hikmetine çevirmek, ve Rabbe âmade bir kavm hazırlamak üzre İlyanın ruhu ve kudretile onun önünde yürüyecektir. [18] Zekeriya da meleğe dedi: Ben bunu nasıl bileyim? çünkü ben yaşlı bir adamım, karım da çok yaşlıdır. [19] Melek cevap verip ona dedi: Ben Allah önünde duran Cebrailim; seninle konuşmağa, ve bu şeyleri sana müjdelemeğe gönderildim. [20] İşte, dilin tutulacak, ve bu şeyler oluncıya kadar, söz söyliyemiyeceksin; çünkü vaktinde yerine gelecek olan sözlerime inanmadın. [21] Halk Zekeriyayı bekleşip duruyor, ve mabette gecikmesine şaşıyorlardı.
[1] RABBE hamdedin. RABDEN korkana, Onun emirlerinden büyük zevk alana ne mutlu! [2] Zürriyeti yeryüzünde kuvvetli olur; Doğruların nesli mubarek olur. [3] Bolluk ve zenginlik onun evindedir; Ve salâhı ebediyen durur. [4] Doğrulara karanlıkta ışık doğar; Rahîm ve rauf ve salih odur. [5] Acıyan ve ödünç veren adama iyidir; Hükümde davasını kazanır. [6] Çünkü ebediyen sarsılmaz; Salihin anılması ebedî olur. [7] Kötü haberden korkmıyacaktır; RABBE güvenerek yüreği sabittir. [8] Hasımlarında dilediğini görünciye kadar, Yüreği pektir, korkmaz. [9] O dağıttı, fakirlere verdi; Salâhı ebediyen durur; Kuvveti izzetle yükselir. [10] Kötü adam bunu görüp sıkılır; Dişlerini gıcırdatır ve eriyip tükenir; Kötülerin dileği yok olur.
[1] TERENNÜM et, ey kısır, sen ki, doğurmadın; terennüme koyul, ve yüksek sesle çağır, sen ki, doğurma ağrısı çekmedin; çünkü bırakılmış kadının oğulları, kocalı kadının oğullarından çoktur, RAB diyor. [2] Çadırının yerini genişlet, ve meskenlerinin eteklerini gersinler; esirgeme; iplerini uzat, ve kazıklarını pekiştir. [3] Çünkü sağa sola yayılacaksın; ve senin zürriyetin milletleri mülk edinecek, ve ıssız şehirleri halk ile dolduracak. [4] Korkma, çünkü utanmıyacaksın; ve sıkılma, çünkü yüzün kızarmıyacak; çünkü gençliğinin utancını unutacaksın, ve dulluğunun rüsvaylığını artık anmıyacaksın. [5] Çünkü kocan seni Yaratandır; onun ismi orduların RABBİDİR; ve seni fidye ile Kurtaran İsrailin Kuddûsudur; ona bütün dünyanın Allahı denecektir. [6] RAB seni bırakılmış ve ruhu dertli bir kadın gibi, gençlik karısı atılınca nasıl olursa, onun gibi çağırdı, senin Allahın diyor. [7] Seni bir lâhzacık bıraktım; fakat seni büyük merhametlerle toplıyacağım. [8] Taşkın öfke ile yüzümü senden bir lâhza gizledim; fakat ebedî inayetle sana merhamet edeceğim, seni fidye ile kurtaran RAB diyor. [9] Çünkü bu benim için Nuh suları gibidir; çünkü Nuh suları yeryüzünü artık basmıyacak diye nasıl and ettimse, sana karşı öfkelenmiyeceğim, ve seni azarlamıyacağım diye öyle and ettim. [10] Çünkü dağlar yerinden kalkar, ve tepeler sarsılır; fakat inayetim senin üzerinden kalkmaz, ve selâmet ahdim sarsılmaz, sana merhamet eden RAB diyor. [11] Ey sen, kasırgaya tutulmuş, ve teselli bulmamış düşkün, işte, güzel renkli harçlarla taşlarını yerine koyacağım, ve gök yakutlarla temellerini atacağım. [12] Ve yakutlarla mazgallarını, ve kızıl yakutlarla kapılarını, ve değerli taşlarla bütün çevreni yapacağım. [13] Ve bütün oğulların RAB tarafından öğretilmiş olacak; ve oğullarının selâmeti çok olacak. [14] Salâh ile pekişeceksin; sıkıntıdan uzak olacaksın, çünkü korkmıyacaksın; ve yılgınlıktan uzak olacaksın, çünkü sana yaklaşmıyacak. [15] İşte, onlar toplanırlar, fakat benden değil; sana karşı kim toplanırsa, senin yüzünden düşecektir. [16] İşte, kor ateşine üfliyen, ve işine göre silâh çıkaran demirciyi ben yarattım; ve harap etsin diye helâk ediciyi ben yarattım. [17] Sana karşı yapılan hiç bir silâh işe yaramıyacak; ve hükümde sana karşı kalkan her dili suçlu çıkaracaksın. RAB kullarının mirası budur, ve onların salâhı bendendir, RAB diyor.
[1] VE Efraim dağlığından Ramataimtsofimden bir adam vardı, ve onun adı Elkana idi, Yeroham oğlu, Elihu oğlu, Tohu oğlu, Tsuf oğlu olup Efraimli idi; [2] ve onun iki karısı vardı; birinin adı Hanna, ve obirinin adı Peninna idi; ve Peninnanın çocukları vardı, fakat Hannanın çocukları yoktu. [3] Ve bu adam orduların RABBİNE secde kılmak ve kurban kesmek için yıldan yıla şehrinden Şiloya çıkardı. Ve Elinin iki oğlu Hofni ve Finehas, RABBİN kâhinleri, orada idiler. [4] Ve Elkananın kurban keseceği gün gelince karısı Peninnaya ve onun oğulları ile kızlarının hepsine paylar verirdi; [5] fakat Hannaya iki pay verirdi; çünkü Hannayı severdi, fakat RAB onun rahmini kapamıştı. [6] Ve ortağı onu öfkelendirmek için incitirdi, çünkü RAB onun rahmini kapamıştı. [7] Ve adam yıldan yıla böyle yaptığı zaman, RABBİN evine çıktıkça kadın onu böyle incitirdi; o da ağlar ve yemek yemezdi. [8] Ve kocası Elkana ona dedi: Hanna, niçin ağlıyorsun? ve niçin yemek yemiyorsun? ve niçin yüreğin kederlidir? ben sana on oğuldan daha iyi değil miyim? [9] Ve onlar Şiloda yiyip içtikten sonra Hanna kalktı. Ve kâhin Eli RABBİN mabedinin kapı süvesi yanında kürsü üzerinde oturuyordu. [10] Ve kadın gönül acılığı ile RABBE dua ediyor, ve çok ağlıyordu. [11] Ve bir adak adıyıp dedi: Ey orduların RABBİ, eğer gerçekten kendi cariyenin düşkünlüğüne bakarsan, ve beni hatırlarsan, ve cariyeni unutmazsan, ve cariyene bir erkek çocuk verirsen, hayatının bütün günlerince onu RABBE vereceğim, ve başına ustura değmiyecektir. [12] Ve vaki oldu ki, kadın RABBİN önünde duasını uzatırken Eli onun ağzına bakıyordu. [13] Hanna ise içinden söyliyordu; ancak dudakları kımıldanıyor, fakat sesi işitilmiyordu; ve Eli onu sarhoş sandı. [14] Ve Eli ona dedi: Daha ne vakte kadar sarhoşluk edeceksin? üzerinden şarabını at. [15] Ve Hanna cevap verip dedi: Hayır efendim, ben ruhu kederli bir kadınım; şarap ve içki içmedim, ancak RABBİN önünde gönlümü döktüm. [16] Cariyeni kötü bir kadın sanma; çünkü kaygımın ve üzüntümün çokluğundan dolayı şimdiye kadar söyledim. [17] Ve Eli cevap verip dedi: Selâmetle git; ve İsrailin Allahı kendisinden dilediğin dileğini sana versin. [18] Ve kadın dedi: Senin gözünde cariyen lûtuf bulsun. Ve kadın yoluna gitti, ve yemek yedi; ve artık yüzü kederli değildi. [19] Ve sabahlayın erken kalktılar, ve RABBİN önünde secde kıldılar, ve dönüp Ramaya evlerine geldiler. Ve Elkana karısı Hannayı bildi; ve RAB onu hatırladı; [20] ve vaki oldu ki, günler tamam olunca Hanna gebe kalıp bir oğul doğurdu; ve: Çünkü onu RABDEN diledim, diyerek adını Samuel koydu. [21] Ve kocası Elkana RABBE yıllık kurbanını ve adağını takdim etmek için bütün ev halkı ile beraber çıktı. [22] Fakat Hanna çıkmadı; çünkü kocasına dedi: Çocuk sütten kesilmeden çıkmıyacağım; ve RABBİN önünde görünsün diye onu o zaman götüreceğim, ve daima orada kalacaktır. [23] Ve kocası Elkana ona dedi: Kendi gözünde iyi olanı yap; onu sütten kesinciye kadar otur; ancak RAB kendi sözünü sabit kılsın. Ve kadın kaldı, ve oğulunu sütten kesinciye kadar emzirdi. [24] Ve sütten kestiği zaman üç yıllık bir boğa, ve bir efa un, ve bir tulum şarap alarak çocuğu kendisile beraber çıkardı, ve onu Şiloda RABBİN evine götürdü; ve çocuk küçüktü. [25] Ve boğayı boğazladılar, ve çocuğu Eliye getirdiler. [26] Ve kadın dedi: Ah, efendim, senin hayatın hakkı için, efendim, burada senin yanında RABBE dua ederek durmuş olan kadın benim. [27] Bu çocuk için dua ettim; ve RABDEN dilediğim dileğimi bana verdi; [28] ben de onu RABBE armağan ettim; yaşıyacağı bütün günlerce Allaha armağan edilmiştir. Ve orada RABBE secde kıldı.