Konuda Kutsal Kitap Ayetleri

Başlıklar
Tanrı
İyi Karakter
Kötü Karakter
Günah
Hayat
Kilise
Gizemler
Melekler ve Şeytanlar
Matematik İşaretleri
Ek
Gizemler: [Ejderhalar]
söyle, ve de: Rab Yehova şöyle diyor: Mısır kıralı Firavun, ırmakları içinde yatan: Irmağım benimdir, ve onu kendim için yaptım, diyen iri canavar, işte, ben sana karşıyım.
Âdem oğlu, Mısır kıralı Firavun için mersiye oku, ve ona de: Kendini milletlerin genç aslanına benzettin, fakat sen denizlerde canavar gibisin; ve ırmaklarının içine saldırdın, ve suları ayaklarınla karıştırdın, ve onların ırmaklarını bulandırdın.
Ogün RAB Levyatanı, tez kaçan o yılanı, ve Levyatanı, dolambaç giden o yılanı, çetin ve iri ve zorlu kılıcı ile yoklıyacak; ve denizde olan canavarı öldürecek.
Ey RABBİN bazusu, uyan, uyan, kudret giy; geçmiş günlerde, en eski nesillerde olduğu gibi uyan! Rahabı parçalıyan, canavarı yaralıyan sen değil misin?
Ben deniz miyim, yahut deniz canavarı mıyım ki. Üzerime bekçi koydun?
[18] Aksırmaları ışık saçar, Gözleri de fecrin kirpikleri gibidir. [19] Ağzından alevli meşaleler çıkar, Ve ateş kıvılcımları sıçrar. [20] Burun deliklerinden duman çıkar, Kaynıyan kazandan, ve yanan kamışlardan çıkar gibi. [21] Soluğu közleri tutuşturur, Ve ağzından alev çıkar.
Burnundan duman yükseldi, Ağzından ateş yiyip bitirdi; Ondan közler tutuştular.
Halbuki sen bizi çakallar yerinde ezdin, Ve ölüm gölgesile üstümüzü örttün.
Sen kudretin ile denizi böldün; Deniz canavarlarının başlarını sular içinde kırdın.
İşte, bulutlarla geliyor, ve her göz, ve onu delenler de kendisini göreceklerdir; ve dünyanın bütün kabileleri onun üzerine dövüneceklerdir. Evet, Amin.
Kendilerinin şehadetini bitirecekleri zaman, cehennemden çıkan canavar onlarla cenk edecek, ve onları yenecek, ve onları öldürecektir.
Onların şarabı yılanların zehiri, Ve engereklerin öldürücü ağısıdır.
Ve yeryüzünde oturanların hepsi, boğazlanmış Kuzunun hayat kitabında dünya kurulalıdan beri ismi yazılmamış olan her adam, ona secde kılacaklardır.
Ve ejderin ağzından ve canavarın ağzından ve yalancı peygamberin ağzından çıkan, kurbağalara benzer, üç murdar ruh gördüm;
[10] Ve Musa ile Harun Firavunun yanına girdiler, ve RABBİN emrettiği gibi öyle yaptılar; ve Harun değneğini Firavunun önüne ve kullarının önünde yere attı, ve yılan oldu. [11] Ve Firavun da hikmetli adamları, ve afsuncuları çağırdı; ve Mısırın sihirbazları, onlar da büyülerile öyle yaptılar. [12] Ve her biri kendi değneğini attı, ve yılan oldular; ve Harunun değneği onların değneklerini yuttu.
[15] İşte bak, seninle beraber yarattığım behemot; Sığır gibi ot yer. [16] İşte bak, kuvveti belindedir, Kudreti de karnı adalelerinde. [17] Kuyruğunu erz ağacı gibi diker; Butlarının sinirleri örülmüştür. [18] Kemikleri tunçtan borulardır; Kaburgaları demir çubukları gibi. [19] Allahın baş eseri odur; Yaratanı onun kılıcını vermiştir. [20] Gerçek onun yiyeceğini kendisine dağlar getirir, O dağlar ki, bütün kır hayvanları orada oynaşırlar.
[1] VE gökte büyük bir alâmet, güneşle giyinmiş, ve ayakları altında ay, ve başı üzerinde on iki yıldızdan tacı olan bir kadın göründü; [2] ve gebe idi, ve doğurmak için eziyette olup ağrı çekerek bağırıyordu. [3] Ve gökte başka bir alâmet göründü; ve işte, yedi başı, ve on boynuzu, ve başları üzerinde yedi tacı olan büyük kızıl bir ejder vardı. [4] Ve onun kuyruğu gökün yıldızlarının üçte birini sürükliyordu, ve onları yeryüzüne attı; ve ejder doğurmak üzre olan kadının önünde, doğurduğu zaman onun çocuğunu yutmak için duruyordu. [5] Ve bir oğul, bütün milletleri demir çomakla güdecek bir erkek çocuk, doğurdu; ve onun çocuğu Allahın yanına ve onun tahtının yanına alınıp götürüldü. [6] Ve kadın çöle kaçtı, orada kendisini bin iki yüz altmış gün beslesinler diye, Allah tarafından hazırlanmış yeri vardır. [7] Ve gökte cenk oldu; Mikael ve kendi melekleri ejderle cenketmek için çıktılar; ve ejder ve kendi melekleri cenkettiler, [8] ve galip olmadılar, ve gökte artık onların yeri bulunmadı. [9] Ve İblis ve Şeytan denilen büyük ejder, bütün dünyayı saptıran eski yılan, yeryüzüne atıldı, ve onun melekleri kendisile beraber atıldılar. [10] Ve gökte büyük bir ses işittim: Allahımızın kurtarışı, ve kuvveti, ve melekûtu, ve Mesihinin hâkimiyeti şimdi oldu; çünkü kardeşlerimizin ithamcısı, onları Allahımızın önünde gündüz ve gece itham eden, aşağı atıldı. [11] Ve onlar Kuzunun kanı sebebile, ve onların şehadetinin sözü sebebile onu yendiler; ve ölüme kadar canlarını sevmediler. [12] Bunun için, ey gökler ve onlarda oturanlar, mesrur olun. Vay yere ve denize, çünkü İblis vaktinin az olduğunu bilerek büyük gazapla size indi, dedi. [13] Ve ejder yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadına eza etti. [14] Ve yılanın önünden çöle, kendi yerine, uçsun diye, kadına büyük kartalın iki kanadı verildi; vakit ve vakitler ve yarım vakit orada beslenir. [15] Ve kadını ırmak götürsün diye, yılan onun ardınca ağzından ırmak gibi su fırlattı. [16] Ve yer kadına yardım etti; ve yer ağzını açtı, ve ejderin ağzından fırlattığı ırmağı yuttu. [17] Ve ejder kadına karşı gazaplandı, ve onun zürriyetinden baki kalarak Allahın emirlerini tutup kendilerinde İsanın şehadeti olanlarla cenketmeğe gitti;
[1] VE denizden çıkan bir canavar gördüm, on boynuzu ve yedi başı, ve boynuzları üzerinde on tacı, ve başları üzerinde küfür isimleri vardı. [2] Ve gördüğüm canavar kaplana benziyordu, ve ayakları ayının ayakları gibi idi, ve ağzı aslanın ağzı gibi idi; ve ejder ona kendi kudretini ve tahtını ve büyük salâhiyet verdi. [3] Ve başlarından birini ölüm derecesinde yaralanmış gibi gördüm; ve ölüm yarası iyi edildi; ve bütün yeryüzü canavarın ardınca şaştı; [4] ve ejdere secde kıldılar, çünkü salâhiyetini canavara verdi; ve: Canavara kim benzer? ve onunla kim cenk edebilir? diyerek canavara secde kıldılar; [5] ve ona büyük şeyler ve küfürler söyliyen ağız verildi; ve ona kırk iki ay işlemeğe salâhiyet verildi. [6] Allaha karşı küfürler için, onun ismine ve onun çadırına, yani, gökte oturanlara küfretmek için ağzını açtı. [7] Ve ona mukaddeslerle cenketmek ve onları yenmeğe ruhsat verildi; ve ona her sıpt ve kavm ve dil ve millet üzerine salâhiyet verildi. [8] Ve yeryüzünde oturanların hepsi, boğazlanmış Kuzunun hayat kitabında dünya kurulalıdan beri ismi yazılmamış olan her adam, ona secde kılacaklardır. [9] Kimin kulağı varsa, işitsin. [10] Eğer bir adam esirlik için ise, esirliğe gider; eğer biri kılıçla öldürürse onun kılıçla öldürülmesi gerektir. Mukaddeslerin sabrı ve imanı bundadır. [11] Ve yerden çıkan başka bir canavar gördüm; ve kuzu gibi iki boynuzu vardı, ve ejder gibi söyliyordu. [12] Ve birinci canavarın bütün salâhiyetini onun önünde kullanıyor. Ve yeryüzünü ve onda oturanları ölüm yarası iyi edilmiş olan birinci canavara secde ettiriyor. [13] Ve insanların önünde, hattâ gökten yeryüzüne ateş indirecek kadar büyük alâmetler yapıyor. [14] Ve kendisinde kılıç yarası olup yaşamış olan canavara bir suret yapmalarını yeryüzünde oturanlara söyliyerek, canavarın önünde yapmak için kendisine verilmiş olan alâmetler sebebile, yeryüzünde oturanları saptırıyor. [15] Ve ona, canavarın sureti söylesin, ve canavarın suretine tapmıyanların hepsi öldürülsün diye, canavarın suretine nefes vermeğe kudret verildi. [16] Ve küçüklerin ve büyüklerin, ve zenginlerin ve fakirlerin, ve hürlerin ve kulların hepsine, sağ elleri yahut alınları üzerine, onlara damga vurduruyor, [17] ve canavarın adı, yahut adının sayısı damgası kendisinde olmazsa, kimseye alış veriş ettirmiyor. [18] Hikmet buradadır. Anlayışı olan, canavarın sayısını hesap etsin; çünkü insan sayısıdır, ve onun sayısı Altı yüz altmış altıdır.
[1] VE gökten inmekte olan bir melek gördüm; elinde cehennemin anahtarı ve büyük bir zincir vardı. [2] Ve İblis ve Şeytan olan ejderi, eski yılanı, tuttu; ve onu bin yıl müddetle bağladı, [3] ve bin yıl tamam oluncıya kadar artık milletleri saptırmasın diye, kendisini cehenneme atıp onu kapadı, ve onun üzerine mühürledi; bundan sonra kısa bir müddet çözülmesi gerektir. [4] Ve tahtlar gördüm; ve üzerlerine oturdular, ve onlara hükmetmek için ruhsat verildi; ve İsanın şehadeti sebebile ve Allahın sözü sebebile başı kesilmiş olanların canlarını, ve canavara ve suretine secde kılmamış, ve kendilerinin alnı ve eli üzerine damgayı almamış olanları gördüm; ve dirildiler, ve Mesih ile beraber bin yıl saltanat sürdüler. [5] Ölülerin baki kalanları bin yıl tamam oluncıya kadar dirilmediler. Birinci kıyamet budur. [6] Birinci kıyamette hissesi olan mutlu ve mukaddestir; onların üzerine ikinci ölümün hâkimiyeti yoktur; fakat Allahın ve Mesihin kâhinleri olacaklar, ve onunla beraber bin yıl saltanat süreceklerdir. [7] Ve bin yıl tamam olunca, Şeytan zindanından çözülecektir; [8] ve yerin dört köşesinde olan milletleri, Yecüç ve Mecücü, saptırmak ve onları cenk için bir araya toplamak üzre çıkacaktır; onların sayısı denizin kumu gibidir. [9] Ve yerin genişliği üzerine çıktılar, ve mukaddeslerin ordusunu ve sevgili şehri kuşattılar; ve gökten ateş inip onları yedi. [10] Ve onları saptıran İblis, canavarla yalancı peygamberin içinde bulundukları ateş ve kükürt gölüne atıldı; ve ebetler ebedince gündüz ve gece kendilerine azap edilecektir. [11] Büyük beyaz bir taht, ve onun üzerinde oturanı gördüm; onun yüzünden yer ve gök kaçtılar; ve onlar için bir yer bulunmadı. [12] Ve ölüleri, büyükleri ve küçükleri, tahtın önünde durmakta gördüm; ve kitaplar açıldı; ve hayat kitabı olan başka bir kitap açıldı; ve kitaplarda yazılmış olan şeylerden kendi işlerine göre ölülere hükmolundu. [13] Ve deniz kendisinde olan ölüleri verdi; ve ölüm ve ölüler diyarı kendilerinde olan ölüleri verdiler; ve her birine kendi işlerine göre hükmolundu. [14] Ve ölüm ve ölüler diyarı ateş gölüne atıldılar. Ateş gölü, ikinci ölüm budur. [15] Ve her kim hayat kitabında yazılmamış bulundu ise, ateş gölüne atıldı.
Turkish Bible 2018
Bible Society in Turkey