Konuda Kutsal Kitap Ayetleri

Başlıklar
Tanrı
İyi Karakter
Kötü Karakter
Günah
Hayat
Kilise
Gizemler
Melekler ve Şeytanlar
Matematik İşaretleri
Ek
Gizemler: [Son Günler Gelecek]
Böylece Rab gelinciye kadar, vaktinden evel bir şeye hükmetmeyin; karanlığın gizli şeylerini o aydınlatacak, ve yüreklerin muratlarını belli edecektir; ve o zaman her adamın methi Allahtan olacaktır.
Ey küçük çocuklar, son saattir, ve Mesih muhalifi gelir diye işitmiş olduğunuz gibi, şimdi de çok Mesih muhalifleri çıkmıştır; bundan biliyoruz ki son saattir.
Fakat sen, ey Daniel, sonun vaktine kadar bu sözleri sakla, ve kitabı mühürle; bir çok adamlar araştıracaklar, ve bilgi çoğalacaktır.
sonu başlangıçtan, ve henüz olmıyan şeyleri kadimden bildiren: Öğüdüm duracak, ve bütün muradımı yapacağım, diyerek,
Ve beni gönderenin iradesi şudur ki, bütün bana verdiğinden hiç birini kaybetmiyeyim, ancak son günde onu kıyam ettireyim.
Nitekim onlarla ayni surette zina etmiş ve başka beden ardına düşmüş olan Sodom ve Gomorra ve onların etrafındaki şehirleri ebedî ateş cezasını çekmekte olarak örnek gösterirler.
Size derim ki, haklarını tez alacaktır. Bununla beraber İnsanoğlu geldiği vakit yeryüzünde iman bulacak mı?
Fakat korkaklara ve iman etmiyenlere ve mekruhlara ve katillere ve zanilere ve büyücülere ve putperestlere ve bütün yalancılara gelince, onların hissesi, ateş ve kükürtle yanan göldedir; ikinci ölüm budur.
çünkü: “Her kim Rabbin ismini çağırırsa, kurtulacaktır.”
[1] ALLAH eski zamanda çok parçalar ve çok tarzlarla peygamberlerde babalara söylemiş olup [2] bu günlerin sonunda bize her şeye varis tayin ettiği ve vasıtası ile âlemleri yarattığı kendi Oğlunda söyledi;
[3] evvelâ şunu bilirsiniz ki son günlerde alaycılar kendi arzularına göre yürüyerek, ve: [4] Onun zuhurunun vadi nerededir? çünkü babaların uyudukları günden beri her şey hilkatin başlangıcından olduğu gibi kalıyor, diye alay ederek geleceklerdir.
[1] FAKAT Ruh açıkça diyor ki sonraki vakitlerde bazıları imandan irtidat edip aldatıcı ruhları ve cinlerin öğretişlerini dinliyecekler, [2] yalan söyliyenlerin ikiyüzlülüğü ile vicdanları dağlanacak, [3] evlenmeği menedecekler, iman edip hakikati bilenler tarafından şükürle kabul olunmak üzre Allahın yarattığı yiyeceklerden çekinmeği emredeceklerdir.
[16] Ve küçüklerin ve büyüklerin, ve zenginlerin ve fakirlerin, ve hürlerin ve kulların hepsine, sağ elleri yahut alınları üzerine, onlara damga vurduruyor, [17] ve canavarın adı, yahut adının sayısı damgası kendisinde olmazsa, kimseye alış veriş ettirmiyor. [18] Hikmet buradadır. Anlayışı olan, canavarın sayısını hesap etsin; çünkü insan sayısıdır, ve onun sayısı Altı yüz altmış altıdır.
[1] BUNU bil ki, son günlerde çetin anlar gelecektir. [2] Çünkü insanlar, kendilerini seven, parayı seven, övünücü, mağrur, küfürbaz, ana babaya itaatsiz, nankör, murdar, [3] şefkatsiz, amansız, iftiracı, nefsine mağlûp, azgın, iyilik düşmanı, [4] hain, inatçı, kibirli, zevki Allahtan ziyade seven, [5] takva suretini gösterip onun kuvvetini inkâr edenler olacaklardır; bunlardan da yüz çevir.
[1] İSA Mesihin Vahyidir; onu Allah yakında vaki olması lâzım gelen şeyleri kullarına göstermek için kendisine verdi; ve o, meleği vasıtası ile gönderip kulu Yuhannaya onu işaret etti; [2] o da Allahın kelâmına ve İsa Mesihin şehadetine, yani, gördüğü şeylerin hepsine, şehadet etti. [3] Okuyana, ve peygamberliğinin sözlerini dinliyenlere, ve onda yazılmış olan şeyleri tutanlara ne mutlu; çünkü vakit yakındır. [4] Yuhanna Asyada olan yedi kiliseye: Var olan ve var olmuş olan ve gelecek olan tarafından, ve kendi tahtının huzurunda bulunan yedi Ruhtan, ve sadık şahit, [5] ve ölülerden ilk doğan, ve dünya kırallarının reisi İsa Mesihten, size inayet ve selâmet olsun. Bizi sevene, ve kendi kanında bizi günahlarımızdan azat etmiş olana, [6] ve bizi kendi Babası Allaha melekût ve kâhinler kılmış olana, ebetler ebedince izzet ve kudret olsun. Amin. [7] İşte, bulutlarla geliyor, ve her göz, ve onu delenler de kendisini göreceklerdir; ve dünyanın bütün kabileleri onun üzerine dövüneceklerdir. Evet, Amin.
[36] Fakat o gün ve saat hakkında ne göklerin melekleri, ne de Oğul, yalnız Babadan başka kimse bir şey bilmez. [37] Nuhun günleri nasıl idi ise, İnsanoğlunun gelişi de öyle olacaktır. [38] Çünkü Nuhun gemiye girdiği güne kadar, tufandan evelki günlerde, insanlar yerler, içerler, evlenirler, ve kocaya varırlardı; [39] ve tufan gelip hepsini alıncıya kadar nasıl bilmedilerse, İnsanoğlunun gelişi de öyle olacaktır. [40] O zaman iki kişi tarlada olacak; biri alınacak, biri bırakılacak. [41] Değirmen çeken iki kadın olacak; biri alınacak, biri bırakılacak. [42] İmdi, uyanık olun; çünkü Rabbinizin hangi gün geleceğini bilmezsiniz. [43] Fakat şunu bilin ki, eğer ev sahibi hırsızın hangi nöbette geleceğini bilse idi, uyanık durup evini deldirmeğe bırakmazdı. [44] Bunun için siz de hazır olun; zira sanmadığınız saatte İnsanoğlu gelir.
[1] VE İsa mabetten çıkıp giderken, mabedin binalarını kendisine göstermek için şakirtleri yanına geldiler. [2] İsa da onlara cevap verip dedi: Bütün bu şeyleri görmiyor musunuz? Doğrusu size derim: Burada taş üstünde yıkılmadık taş bırakılmıyacak. [3] İsa Zeytinlik dağı üzerinde otururken, şakirtleri ayrıca gelip ona dediler: Bize söyle, bu şeyler ne zaman olacak, ve senin gelişine ve dünyanın sonuna alâmet ne olacak? [4] İsa cevap verip onlara dedi: Sakın kimse sizi saptırmasın. [5] Çünkü bir çokları: Mesih benim, diye benim ismimle gelip bir çoklarını saptıracaklar. [6] Siz cenkler ve cenk sözleri işiteceksiniz. Sakın, sıkılmayın; çünkü bunların vaki olması gerektir; fakat daha sonu değildir. [7] Çünkü millet millete karşı, ülke ülkeye karşı kalkacaktır; yer yer kıtlıklar, zelzeleler olacak. [8] Ve bütün bu şeyler ağrıların başlangıcıdır. [9] O zaman sizi sıkıntıya koyacaklar, ve öldürecekler; ve benim ismimden ötürü bütün milletler sizden nefret edecekler. [10] Ve o zaman bir çokları sürçüp birbirini ele verecekler, ve birbirlerinden nefret edecekler. [11] Ve bir çok yalancı peygamberler kalkıp bir çoklarını saptıracaklar. [12] Ve fesat çoğalacağından ötürü, bir çokların sevgisi soğuyacak. [13] Ancak sona kadar dayanan, kurtulacak odur. [14] Ve melekûtun bu incili, milletlerin hepsine şehadet olmak üzre, bütün dünyada vâzedilecektir; ve son o zaman gelecektir.
[1] YÜCE Olanın örtüsünde oturan, Kadîrin gölgesinde sakin olur. [2] RAB için derim: Sığınacak yerim ve hisarımdır; Allahımdır, ona güvenirim. [3] Çünkü o seni avcının tuzağından, Helâk eden vebadan azat eder. [4] Seni kanatları ile örter, Ve cenahları altına sığınırsın; Hakikati kalkan ve siperdir. [5] Ne gecenin dehşetinden, Ne gündüz uçan oktan; [6] Ne karanlıkta gezen vebadan, Ne de öğleyin bitiren kırgından korkarsın. [7] Yanında bin, ve sağında on bin düşer; Fakat sana yaklaşmaz. [8] Ancak sen gözlerinle bakarsın, Ve kötülerin cezasını görürsün. [9] Çünkü sen, ya RAB, sığınacak yerimsin! Yüce Olanı kendine mesken kıldın; [10] Şer sana dokunmıyacaktır, Çadırına veba da yaklaşmıyacaktır. [11] Çünkü bütün yollarında seni tutsunlar diye, Meleklerine senin için emredecektir. [12] Ayağını bir taşa çarpmıyasın diye, Elleri üzerinde seni taşıyacaklar. [13] Aslan ve engerek üzerinden basıp geçeceksin; Genç aslanı ve iri yılanı çiğniyeceksin. [14] Bana muhabbet bağladığı için, onu azat edeceğim. Onu yükselteceğim, çünkü ismimi tanıdı. [15] Beni çağıracak, ve ona cevap vereceğim; Sıkıntıda onunla beraber olacağım; Azat edip ona izzet vereceğim. [16] Uzun ömürle onu doyuracağım, Ve kurtarışımı ona göstereceğim.
[1] BUNU bil ki, son günlerde çetin anlar gelecektir. [2] Çünkü insanlar, kendilerini seven, parayı seven, övünücü, mağrur, küfürbaz, ana babaya itaatsiz, nankör, murdar, [3] şefkatsiz, amansız, iftiracı, nefsine mağlûp, azgın, iyilik düşmanı, [4] hain, inatçı, kibirli, zevki Allahtan ziyade seven, [5] takva suretini gösterip onun kuvvetini inkâr edenler olacaklardır; bunlardan da yüz çevir. [6] Çünkü evlerin içine sokulup günahlarla yükletilmiş, çeşit çeşit arzularla sevkedilmiş, [7] daima öğrenen ve asla hakikat bilgisine erişemiyen şaşkın kadınları esir eden adamlar bunlardandır. [8] Yannis ile Yambris nasıl Musaya karşı durdularsa, bunlar da böylece hakikate karşı dururlar; fikirleri bozuk; iman hususunda reddedilmiş insanlardır. [9] Fakat daha ilerliyemiyeceklerdir; çünkü onların fikirsizliği nasıl belli oldu ise, bunlarınki de herkese belli olacaktır. [10] Fakat sen benim öğretişimi, gidişimi, niyetimi, imanımı, tahammülümü, sevgimi, sabrımı, [11] ezalarımı ve elemlerimi, Antakyada, Konyada, Listrada bana vaki olan şeylerden malûmat aldın; ne ezalara tahammül ettim; ve hepsinden beni Rab kurtardı. [12] Ve Mesih İsada takva üzre yaşamak istiyenlerin hepsi eza çekeceklerdir. [13] Fakat kötü ve sahte adamlar aldatarak ve aldanarak fenalıkta daha ileri gideceklerdir. [14] Fakat sen, kimlerden öğrendiğini bilerek, öğrendiğin ve itikat ettiğin şeylerde dur; [15] çünkü Mesih İsada olan iman vasıtası ile kurtuluş için seni hikmetli kılmağa muktedir olan mukaddes yazıları da çocukluğundan beri bilirsin. [16] Allah tarafından mülhem olan her yazı talim, tedip, ıslâh, ve salâhta olan terbiye için de faidelidir; [17] ta ki, Allah adamı her iyi iş için mücehhez olarak kâmil olsun.
[1] PENTİKOST günü olduğu zaman, hepsi bir arada toplu idiler. [2] Zorlu bir yel esiyormuş gibi ansızın gökten bir ses geldi, ve bütün oturdukları evi doldurdu. [3] Ve ateşten imiş gibi bölünen diller onlara görünüp onların her biri üzerine kondu. [4] Hepsi Ruhülkudüsle doldu, ve kendilerine Ruhun verdiği söyleyişe göre başka başka dillerle söylemeğe başladılar. [5] Gök altındaki her milletten Yahudiler, dindar adamlar, Yeruşalimde oturmakta idiler. [6] Ve bu ses gelince, halk bir araya toplanıp şaşırdılar, çünkü her biri, onların kendi dilile söylediğini işitiyordu. [7] Hayran oldular, ve şaşıp dediler: İşte, söyliyen bu adamlar hep Galileli değil mi? [8] Ve nasıl biz, her birimiz kendi ana dilimizi işitiyoruz? [9] Biz, Partlar, Medler, Elâmlılar, ve Mezopotamyada, Yahudiyede hem de Kappadokyada, Pontus ve Asyada, [10] Frikya hem de Pamfilyada, Mısırda ve Libya semtlerinde Kirine çevresinde oturanlar, gerek Yahudi ve gerek mühtedi Romalı misafirler, [11] Giritliler ve Araplar, kendi dillerimizde Allahın büyük işlerini söylediklerini işitiyoruz. [12] Ve hepsi hayran olup birbirlerine: Bu ne olsa gerek? diye tereddüt ediyorlardı. [13] Fakat başkaları eğlenip dediler: Onlar yeni şarapla dolmuşlar. [14] Fakat Petrus Onbirlerle beraber ayağa kalktı, ve sesini yükseltip onlara hitap etti: Ey Yahudiler, ve bütün Yeruşalimde oturanlar, bu size malûm olsun, ve sözlerime kulak verin. [15] Zira bunlar sandığınız gibi sarhoş değildir; çünkü günün üçüncü saatidir. [16] Fakat bu olan Yoel peygamber vasıtası ile söylenmiştir: [17] “Ve son günlerde vaki olacak ki, Allah diyor, Bütün beşer üzerine Ruhumdan dökeceğim; Oğullarınız da kızlarınız da peygamberlik edecekler, Ve gençleriniz rüyetler görecekler, İhtiyarlarınız da ruyalar görecekler;
Turkish Bible 2018
Bible Society in Turkey